Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/3553 E. 2023/14718 K. 28.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3553
KARAR NO : 2023/14718
KARAR TARİHİ : 28.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1102 E. 2020/541 K.
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2018 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 53 ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2019 tarihli, 2018/221 Esas, 2019/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/1102 Esas, 2020/541 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Yapılan incelemenin eksik ve hatalı olduğuna, mağdurun şikayetçi olmayışı, zararın giderilmiş olması gibi hususların değerlendirilmediğine, sanık lehine hükümlerin uygulanmamış olması sebebiyle kararın bozulması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk derece Mahkemesince, sanığın kovuşturma aşamasındaki ikrarı, mağdurun tüm aşamalardaki ısrarlı ve tutarlı beyanı, adli rapor, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından sanığın olay tarihinde güneş doğuş batış çizelgesine göre gece vakti saat 22.30 sıralarında mağdurdan görüşmek bahanesiyle cep telefonunu aldığı, mağdurun telefonunu geri istediğinde ise darp ettiği, bu suretle üzerine atılı gece vakti yağma suçunu işlediğinin sabit olduğu vicdani kanaat ve sonucuna varılarak sanığın cezalandırılmalarına karar verildiği ve bu şekilde uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2. Mağdurun yaralanmasına ilişkin adli raporun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.

3. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanığın kovuşturma aşamasındaki ikrarı, mağdurun tüm aşamalardaki ısrarlı ve tutarlı beyanı, adli rapor, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümde, zararın giderilmesi sebebiyle 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesi uyarınca sanığın cezasından indirim yapıldığı, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/1102 Esas, 2020/541 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.