Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/12859 E. 2023/22350 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12859
KARAR NO : 2023/22350
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/22 E., 2016/928 K.
SUÇ : Hakaret
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hakaret suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası ve 62 inci (2’şer kez) maddesi gereğince 11 ay 20 gün hapis (2 kez) cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine dair Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli ve 2015/22 Esas, 2016/928 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 gün ve 2023/61445 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında,
Dosya kapsamına göre, somut olayda sanığın, şikâyetçi polis memurlarına yönelik olarak gerçekleştirdiği hakaret suçunun bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı anda birden fazla mağdura karşı işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak cezanın arttırılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın üzerine atılı suçu her bir şikâyetçiye karşı işlediğinden bahisle ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilerek fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un “Zincirleme Suç” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
Türk Ceza Kanunu sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnaları olarak, Türk Ceza Kanunu’nun “suçların içtimaı” bölümünde, 42, 43 ve 44 üncü maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden fikri içtima halinde, fiil yani hareket hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda hareket tek olduğu için, fail hakkında tek bir ceza verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesine göre artırılacaktır. (Ceza Genel Kurulu’nun 05.06.2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; olay günü aracını trafik akışını engelleyecek şekilde park eden sanık hakkında işlem yapan katılan polis memurlarına sanığın “S… gidin” diyerek hakaret ettiğinin kabul edilmesi karşısında, tek fiille birden çok katılana karşı hakaret suçunu işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiş bulunan aynı nev’iden fikri içtima hükümleri uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca arttırılması gerekirken, iki ayrı cezaya hükmedilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2016 tarihli ve 2015/22 Esas, 2016/928 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Kararlardaki hukuka aykırılığın aynı Kanun maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden;
Sanık …’in üzerine atılı “kamu görevlisi … ve …’a karşı hakaret” suçunu işlediği sabit olduğundan, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastına dayanan kusurunun ağırlığı ile suç sebep ve saikleri dikkate alınarak TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın, alenen işlemesi nedeniyle TCK’nın 125/4 üncü maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında arttırılarak 1 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 43/2 nci maddesi gereği dörtte bir oranında artırım yapılarak sanığın 1 YIL 5 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezadan, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, nedeniyle TCK’nın 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 YIL 2 AY 17 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını gerektirir sabıkası olduğundan hakkında CMK’nın 231/5 inci maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Sanığa verilen hapis cezasının, sanığın izlenen olumlu kişiliğine, duyduğu pişmanlığa göre ertelenmesi halinde ileride suç işlemekten çekineceğine ilişkin mahkememizde kanaat oluştuğundan sanığa verilen hapis cezasının TCK’nın 51/1 inci maddesine göre ERTELENMESİNE,
TCK’nın 51/3 üncü maddesi uyarınca sanığın 1 yıl 2 ay 17 gün denetim altında bulundurulmasına, ancak kişiliği ve sosyal durumu gözetilerek denetim süresinde herhangi bir yükümlülük belirlenmesine yer olmadığına,
5237 sayılı TCK’nın 51/7 nci maddesi uyarınca hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakim uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği hususunun ihtar edilmesine (İhtarat Yapılamadı),
İnfazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2023 tarihinde karar verildi.