Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/27149 E. 2013/12587 K. 07.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/27149
KARAR NO : 2013/12587
KARAR TARİHİ : 07.05.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 70, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53, 52 maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanunun 4.maddesinde “haber verme zorunluluğu” başlığı altında taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulanların, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür ve tabiat varlığı bulunduğunu bilenlerin veya yeni haberdar olan malik ve zilyetlerin, bunu en geç üç gün içinde, en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecbur oldukları belirtilmiş, buna aykırı hareket edenlerin cezası aynı Kanunun 67/1 düzenlenmiş olup, somut durumda, suç tarihinde yapılan bir ihbar üzerine Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı arama emrine istinaden sanığın da içerisinde bulunduğu otobüste yapılan aramada, sanığın üzerinde tarafsız bilirkişi kurulu raporu ile 21 adetinin 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında tasnif ve tescile tabi, müzelik değerde taşınır kültür varlığı niteliğini haiz olduğu, 33 adetinin ise anılan Kanun kapsamında bulunmadığı belirlenen toplam 54 adet varlığın ele geçirildiği, sanığın dava konusu eserleri, suç tarihinden iki gün önce boş bir evin çevresinde bulduğuna, suç tarihinde müzeye teslim etmek üzere yanına aldığına dair savunmasının aksine delil mevcut olmadığı, 2863 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen üç günlük bildirim süresi içerisinde eserlerin ele geçirilmesi nedeniyle bildirim yükümlülüğüne aykırılık suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı, bu itibarla sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesine temas eden izinsiz olarak kültür varlığı bulundurma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin sadece kendi alt soyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar olması gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.