Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/21005 E. 2013/12781 K. 08.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21005
KARAR NO : 2013/12781
KARAR TARİHİ : 08.05.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Öldürme
Hüküm :TCK’nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura, bilirkişi raporuna, lehe hükümlerin uygulanmasına; katılanların cezanın az olduğuna ve adli para cezasına çevirmeye ilişkin yasal şartların oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden; olay günü gündüz saat 10:00 sularında, muayenesi 28.08.2010 tarihine kadar geçerli olan otomobilini, 9 metre genişliğindeki, parke kaplama, yüzeyi kuru, eğimli, iki yönlü, sokak yolunda park ederek aracın yanından ayrılmasından sonra, el frenininin tam çekilmemesi ve parketmeye ilişkin kurallara riayet edilmemesi sebebiyle geri geri hareket eden aracın, ikametinin duvar kenarında oturan …’a çarparak araçla duvar arasına sıkıştırması şeklinde gelişen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda sanık hakkında, 2 yıl ile 6 yıl arasında hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece, temel cezanın, teşditin derecesinde yanılarak asgari hadden çok fazla uzaklaşmak suretiyle 4 yıl hapis olarak belirlenmesi; keza sanık hakkında TCK’nın 53/6. maddesi gereğince uygulanan güvenlik tedbirinin üst sınırdan belirlenerek 5237 sayılı TCK’nın 3/1. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
1.) Sanık hakkında tayin olunan hapis cezası adli para cezasına çevrilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi ve bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesi ile TCK’nın 52/2-3. maddesine aykırı davranılması,
2.) Sanık hakkında tayin olunan 3 yıl 4 ay hapis cezasının günlüğü 30 TL’den adli para cezasına çevrilmesi esnasında, netice cezanın 36.450 TL yerine, hesap hatası sonucu 36.000 TL olarak belirlenmesi,
3.) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 17.02.2009 gün, 2009/9-7 Esas ve 2009/24 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası olduğu hallerde, maddede belirtilen diğer şartların da varlığı halinde uygulama olanağı bulan hükmün açıklanması geri bırakılması kurumunun, taksirli suçlarda hükmolunan iki yıldan fazla süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi durumunda, sonuç cezanın adli para cezası olduğundan bahisle uygulanmasının mümkün olmaması karşısında; sanık hakkında hükmolunan hapis cezası süresinin iki yıldan fazla olması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal olanak bulunmadığı halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına gerekçe olarak zararın giderilmemiş olmasının gösterilmesi,
4.) Sanığın sürücü belgesinin suç tarihinde geçerli olup olmadığının araştırılarak, onaylı örneği dosyaya getirtilmeden yazılı şekilde geri alınmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.