Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/15092 E. 2023/22705 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15092
KARAR NO : 2023/22705
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/709 E., 2016/197 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sebebe dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın alkollü şekilde katılan …Ö.’nün aracına tekme ve yumrukla zarar verdiği, ihbar üzerine olay yerine gelen mağdur polis memurlarının sanık hakkında işlem yapmak için ekip aracına bindirmek istediklerinde sanığın direndiği, “Siz kimsiniz beni götüremezsiniz” diyerek kendisini mağdurların elinden kurtarmaya çalıştığı, biber gazı sıkılarak sanığın etkisiz hale getirildiği, ayrıca sanığın mağdurlara “lan” ve “Beni alamazsınız, beni alacak adam daha anasından doğmadı” şeklinde sözler sarf ettiği mağdur ve katılan anlatımları, olay tutanağı, sanık savunması, 14.06.2015 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Sanığın mağdurlara söylediği kabul edilen “lan” şeklindeki sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla, seçenek hareketli ve amaçlı bir fiil olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandıran suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Açıklamalar ışığında; sanığın “Siz kimsiniz beni götürmezsiniz” diyerek mağdurların elinden kurtulmaya çalıştığı ve “Beni alacak adam anasından doğmadı” dediğinin kabul edildiği olayda görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği denetime uygun şekilde kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
3. Kabule göre;
a. Sanığın, birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiille direnmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması,
b. Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte ve farklı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan davanın mağdurunun … Y. Ö. olduğu, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarının mağdurunun ise … A. ve … A. olduğu, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarının mağdurları ile mala zarar verme suçunun mağdurunun farklı olması nedeniyle anılan Kanun hükümleri ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrası artık uygulama alanı bulmayacağı ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metininden çıkarılmakla 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin uzlaştırma kapsamına girmiş olması karşısında, 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 ücü maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan usulünce uzlaştırma işlemleri yerine getirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.