YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10826
KARAR NO : 2013/11168
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
Silâhla tehdit suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 106/2-a maddesi uyarınca üç kez 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, (…) 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/…/2010 tarihli ve 2009/267 esas, 2010/361 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/03/2013 gün ve 49504 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre; olay tarihinde, sanığın, kendisini eve almak istemeyen annesi müşteki Nazile ve kardeşleri olan diğer müştekilerle tartıştığı, daha sonra mutfağa giderek eline aldığı bıçakla müştekileri ölümle tehdit ettiği, mahkemenin kabulünün de bu şekilde olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 106/2-a maddesi bir kez uygulanmak suretiyle verilecek cezadan aynı Kanun’un 43/1-2. maddesine göre artırım yapılması gerekirken, her bir müşteki yönünden ayrı eylem kabul edilerek yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
… MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Sanık … hakkında, silahla tehdit suçundan açılan kamu davasında, … 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/…/2010 tarihli kararı ile, … Ceza Kanunu’nun 106/2-a maddesi uyarınca üç kez 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilerek temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yönelik gerekçeyle, Kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Sanığın üç mağdura yönelik silahla tehdit eyleminde, TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin, uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK’nın “Zincirleme Suç” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı … bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden … içtima kuralı düzenlenmiştir.
5237 sayılı … Ceza Kanunu sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnaları olarak, TCK’nın “suçların içtimaı” bölümünde, 42, 43 ve 44. maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden … içtima halinde, fiil hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda fiil … olduğu için, fail hakkında … bir ceza verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, TCK’nın 43/2. maddesine göre artırılacaktır.( Ceza Genel Kurulunun 05/…/2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
İncelenen somut olayda; sanığın, adli emanete alınan bıçağı annesi ve kardeşleri olan mağdurlara yönelterek, … bir fiil ile tümünü ölümle tehdit etmesi şeklinde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemi nedeniyle, TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerekirken, her bir mağdur için ayrı ayrı ceza verilmesi hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Silâhla tehdit suçundan sanık … hakkında, (…) 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/…/2010 tarih ve 2009/267 esas, 2010/361 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Karardaki hukuka aykırılık aynı yasa maddesinin 4-d fıkrasına göre, sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, TCK’nın 106/2-a maddesi uyarınca, mahkemece cezanın alt sınırdan takdir edilmiş olması da değerlendirilerek, sanığın 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3- TCK’nın 43/1-2. maddesi uyarınca verilen ceza takdiren 1/4 oranında artırılarak, sanığın 2 yıl 6 … hapis cezası ile CEZALANDIRILMASINA, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, bozulan kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi