Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/25568 E. 2013/13119 K. 10.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25568
KARAR NO : 2013/13119
KARAR TARİHİ : 10.05.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Sanıklar …, … hakkında; Beraat
Sanıklar …, …, … hakkında;
2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52, 51, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar … ve …’ın beraatlerine, sanıklar …, …, …’ün mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanıklar … ve …’ın beraatlerine, sanık …’ün mahkumiyetine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Sanık …’ün, Gayrımenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10/03/1979 gün ve A-1605 sayılı kararı ile 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli bölgede bulunan araziye izinsiz betonarme ev yaparak inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu, sanıklar … ve …’ın ise, suça konu inşaatta işçi olarak çalıştıkları ve iş sahibi tarafından alan üzerinde inşai ve fiziki müdahale gerçekleştirilmeden önce, ilgili Koruma Bölge Kurulu’ndan izin alınıp alınmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığı, bu bakımdan adı geçen sanıklar yönünden atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla,
Sanıklar … ve … hakkında yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından kasıtlarının bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine ve,
Sanık … hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın dava konusu yerin sit alanı olduğunu bilmediğine, katılan vekilinin cezanın miktarına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
2) Sanık hakkında denetim süresine hükmedilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
3) Adli para cezasının miktarı gereği, yasal süresi içerisinde ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğine ve mahallin en büyük mal memuru tarafından 6183 sayılı yasa hükümleri gereğince tahsil edileceğine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (h) bendinin başına “5237 sayılı TCK’nın 51/3 maddesi uyarınca” ibaresinin ve (f) bendinden sonra gelmek üzere hükme “Sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” cümlesinin eklenmesi ve (d) bendinin hükümden çıkartılarak yerine “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle, sanıklar … ve …’ın beraatlerine ilişkin hükmün DOĞRUDAN, sanık …’ün mahkumiyetine ilişkin hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanıklar … ve …’ün mahkumiyetlerine ilişkin hükmün incelenmesine gelince;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların, sanık …’ün çocukları olup, aşamalarda yaptıkları tutarlı savunmalarda, suça konu inşaatın yapımına ilişkin herhangi bir faaliyette bulunmadıklarını, inşaata bakmak üzere olay yerine gittiklerini beyan ettikleri, sanıkların sözü edilen savunmalarının aksine, 3. derece arkeolojik sit alanında kalan inşaatın yapımında çalıştıklarına dair delil bulunmadığı anlaşılmakla, adı geçen sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile mahkumiyetlerine dair hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.