YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3547
KARAR NO : 2023/13974
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/328 E., 2020/59 K.
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.09.2013 tarih 2013/799 No.lu iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli tehdit suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama sonucu … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2013 tarihli ve 2013/211 Esas, 2013/77 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2013 tarihli ve 2013/211 Esas, 2013/77 Karar kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2015/9777 Karar sayılı ilâmıyla;
“Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Mahkemenin 26/12/2013 tarihli hükümle dosyadan el çektiği, bu itibarla 02/01/2014 tarihinde dosyayı yeniden ele alarak vermiş olduğu ek kararın hukukî değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
1. Sanığın aşamalarda katılan …’ı durdurmak için havaya ateş ettiğini savunması, kakılan …’ın aşamalarda, evinin önüne gelen sanığın bağırması üzerine aşağıya indiğini ve sanığın kendisine doğru ateş ettiğini beyan etmesi, diğer katılan …’in aşamalarda, sanığın bağırması üzerine katılan …’ın aşağıya indiğini, arkasından da kendisinin indiğini, sanığın elindeki silahı katılan …’a doğru çevirerek ateş ettiğini ve kendisine yönelik silahla herhangi bir eylemde bulunmadığını beyan etmesi, sanığın babası olan tanık M. İ’nin de aşamalarda olay tarihinden yaklaşık iki ay kadar önce katılan … ile yanlış anlaşılmadan kaynaklı bir tartışma yaşadıklarını beyan etmesi karşısında; sanığın katılan …’a doğru kuru sıkı silahla ateş etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminde katılan …’e yönelik tehdit kastının olup olmadığı yeterince açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında TCK’nın 43/2 nci maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
2. Kısa kararda TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanması sırasında kanuna aykırı şekilde adli para cezasına çevrilmesine olanak bulunmadığı halde ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde 2 yıl 1 ay karşılığı adli para cezası verilmesine karşın, gerekçeli kararda sanık hakkında silahla tehdit suçundan neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedilerek, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişkiye yol açılması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2019/328 Esas, 2020/59 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; ancak sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgınca tanzim olunan, 01.12.2020 tarihli ve 2020/41706 sayılı, onama görüşlü Tebligname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … ile sanık arasında olay tarinde çıkan tartışma sonucunda, sanık …’nin elindeki EF-1350623 seri numaralı 9 mm. Çapında ses ve gaz fişeği atabilen Türkiye yapısı Ekol marka Fırat Magnum model yarı otomatik kuru sıkı tabanca ile katılan …’a doğru ateş ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın olayda kullandığı kuru sıkı tabancayı olay yerine gelen kolluk personeline teslim ettiğine dair 15.08.2013 tarihli tutanak dosya içerisinde yer almaktadır.
3. Tanık İ.Ö.’nün anlatımının iddiayı doğrular mahiyette olduğu görülmüştür.
4. Olay yerinde bir adet kuru sıkı fişek ve üç adet kuru sıkı kovanın ele geçirilmiş olduğu dosya içerisinde yer alan olay yeri inceleme raporundan anlaşılmaktadır.
5. Sanık savunmasında suçunu ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın Diğer Temyiz Sebepleri Yerinde Görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık hakkında belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği adli para cezasına çevrilirken hesap hatası yapılarak 12.100,00 TL yerine 12.000,00 TL adli para cezasına hükmolunarak eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Suç tarihinde sabıkasız olan ve duruşmada hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanmasını talep eden sanık hakkında, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışlar gözönüne alınarak yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapıldıktan sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2019/328 Esas, 2020/59 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazınılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.