Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/12182 E. 2010/16879 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12182
KARAR NO : 2010/16879
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 5.460,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkili davacıların, önceki davada (fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak) 5000 TL ecrimisil bedeli talep ettiklerini ve mahkemece taleple bağlı kalınarak 5000 TL lik kısmın hüküm altına alındığını; oysa, bilirkişi raporunda 10.875,60 TL belirlendiğini, bakiye alacakları olan 5460 TL’nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere) faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama aşamasında, Karabağlar Belediyesi yeni kurulmuş olduğundan ve taşınmaz bu belediye sınırları içinde kaldığından; davaya ihbar olunmuştur.
Mahkemece; “davalı … hudutlarında yer alan davaya konu taşınmazın, 29.3.2009 tarihinde tüzel kişilik kazanan Karabağlar Belediyesi sınırlarına girdiği anlaşıldığından; davanın Karabağlar Belediyesine yöneltilmesi gerekir, gerekçesiyle” davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1)HUMK.nun 4/2 maddesine göre, alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş ise, mahkemenin görevi dava edilen alacağın miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Davacı taraf, davada; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, alacağının tahsilini istemiştir.

Öyle ise, mahkemece; öncelikle davacının alacağının tamamının ne kadar olduğunun belirlenip, bu miktara göre görev konusunun halledilmesinden sonra, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Kabule göre de;
Dava ek dava olarak açılmış olup; önceki davada davalı olarak … yer almıştır. Davanın konusu, davalı belediyenin kesinleşmiş kararla sorumlu olduğu döneme ilişkin bulunduğuna göre; iş bu davanın açıldığı tarihte taşınmazın ihbar olunan belediye sınırlarına dahil olması husumetin davalıya yöneltilmesini engellemez. Mahkemece, hu hususta yanılgıya düşülerek yazılı şekilde husumetten red kararı verilmiş olması da doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.