YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19419
KARAR NO : 2013/14096
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 62/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, kusur durumuna ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sürücü belgesiz sanığın, açık havada, gündüz vakti, meskun mahal dışında, yönetimindeki minibüs ile seyir halindeyken, yolun solunda bekleyen çocukları öncesinde görmesine rağmen, yoldaki mevcudiyetini belirtecek şekilde yeterli mesafeden sesli ikazda bulunmayıp, mevcut hızını düşürmeden, arkadaşının peşinden, duran aracın arkasından, karşıdan karşıya geçmek için kontrolsüzce taşıt yoluna giren ve yolun büyük kısmını kateden yayaya fren tedbirine başvurmaksızın, önlemsizce çarparak onun ölümüne sebebiyet verdiği olayda, sanığın tali kusurlu olduğu mahkemece de kabul edildiği halde, kararın gerekçesinde, “Maktul olayda birinci derecede kusurlu ise de sanığın da kusurlu olması ve ehliyetsiz şekilde … kullanması nedeniyle sanık hakkında ceza tayin edilirken bu hususlar nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yönüne gidilmiştir.”; hüküm fıkrasında, “suçun işleniş biçimi, taksire dayalı kusurunun ağırlığı” şeklindeki olayın oluş şekli ve sanığın kusur durumuna uygun düşmeyen yetersiz ifadelere dayalı olarak hükmedilen temel cezada asgari hadden ayrılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
2- TCK’nın 50/4. maddesi uyarınca, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, tayin olunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilip çevrilmemesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, tali kusurlu olarak meydana getirdiği kazanın hemen ardından olay yerini terk etmeyip, yaralıyı aracıyla hastaneye götüren, suçunu ikrar ederek mahkemeye yardımcı olan, savunmasında olaydan dolayı üzgün ve pişman olduğunu ifade eden, dosya içeriğindeki delillere göre olumsuz bir kişiliği belirlenemeyen ve sabıkası da bulunmayan sanık hakkında, “Suçun işlenmesindeki özellikler (sanığın ehliyetsiz şekilde … kullanması ve ehliyetinin olmamasına rağmen şoförlüğü meslek olarak çok uzun yıllardır ifa etmesi)” şeklinde, sanığın olumlu kişilik özellikleri, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı irdelenip gerekçelendirilmeden, salt olayın oluş şekline dayalı ve dosya kapsamına uymayan yetersiz gerekçelerle, sanık hakkında TCK’nın 50/4. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.