YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12896
KARAR NO : 2023/23327
KARAR TARİHİ : 30.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/472 E., 2018/642 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265 inci maddesinin birinci, 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2013 tarihli ve 2012/1496 Esas, 2013/763 Karar sayılı kararının 10.01.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 20.08.2016 tarihinde kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci, 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2018 tarihli ve 2018/472 Esas, 2018/642 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 gün ve 2023/58368 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde işlediği suçtan dolayı mahkûm olması üzerine dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılıp, sanığa 5271 sayılı Kanun’un 195/1 inci maddesine göre, yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak duruşmaya çağrılmasından sonra aynı Kanun’un 231/11 inci maddesine uygun olarak hükmün açıklanması gerekirken, sanığa çıkarılan tebligatta yokluğunda karar verileceği ihtarı yer almadığı halde sanığın savunması alınmadan yokluğunda yargılamaya devamla mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılıp, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin yönteme uygun meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın savunması alınmadan ve duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına dair meşruhatlı davetiye de tebliğ olunmadan yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2018 tarihli ve 2018/472 Esas, 2018/642 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 4 (a) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.