YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17510
KARAR NO : 2010/20797
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.103,61 liralık takibe itirazın iptali, %40 tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın yetkisizlik nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, davalının kaçak kullandığı elektrik bedelinin tahsili için yapılan takibe haksız itirazın iptali ile %40 tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, Karataş ilçesinde ikamet ettiklerini, borca itiraz ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğini, mahkemenin de yetkisiz olduğunu beyanla davanın yetki yönünden ve esastan reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, haksız fiilin Karataş’ta meydana geldiği, davalıların da Karataş ilçesinde ikamet ettiğini beyanla davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, yetkili mahkemenin Karataş Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davası her ne kadar genel hükümler çerçevesinde yargılamaya tabi ise de, davanın temelini icra takibi oluşturur ve dava icra takibi ile ayrılmaz bir bütün teşkil eder. Mahkemenin icra dairesinin yetkisi konusunda bir karar verebileceğinin ve borca itirazı inceleme konusunda kendisinin yetkili olup olmadığını ancak bundan sonra karara bağlayabileceğinin kabulü, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması kuralına uygun düşmektedir. Aksinin kabulü halinde, mahkeme, yargı çevresinde olmayan icra dairesi ile ilgili bir karar vermiş olur ki, bu yön kabul edilemez.
O halde mahkemece yapılacak iş; öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik borçlu itirazını incelemek, kabulü halinde yargı çevresinin yetkisizliği saptanmış olacağından esas hakkındaki itirazlara girişilmeksizin icra dairesinin yetkisiz olduğuna karar vermek olmalıdır.
Bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçe ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.