YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3673
KARAR NO : 2023/14197
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/943 Esas, 2016/307 Karar
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle,125/2-1,53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2016 tarihli ve 2015/943 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanın Temyiz Sebepleri
Sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna ve mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine
2.Vesaire
İlişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ile katılan arasında daha önceki tarihte meydana gelen bir olay nedeniyle husumet bulunduğu, olay günü sanığın katılanın bulunduğu büronun telefonunu arayıp, “hakkımda dava açılmış adi şerefsiz, senin eşyalarını da vermiyorum. Bundan sonra Konak’ta da gezmeyeceksin, seni silahla kafandan vuracağım, o gün baltayla öldürmedim dua et, bu defa silahla vuracağım.” şeklinde sözler söylediğinin ileri sürüldüğü olayda, mahalli mahkemece, katılan ve sanık arasında kira meselesinden kaynaklanan husumet bulunduğu, bu anlaşmazlık nedeniyle yaralama suçundan taraflar arasında dava açıldığı, tanık olan P.E.’nin de dava dosyasında katılan lehine tanıklıkta bulunduğu, bu suretle taraflar arasındaki her olayda P.E.’nin tanıklık yapmasının ve aynı dernek başkan ve üyeleri olmalarının her ikisi arasında yakınlığı gösterdiği, P.E.’nin tarafsız olduğundan şüphe duyulduğu, tek başına katılan ve tanık anlatımlarının mahkûmiyet için yeterli olmadığı, şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Katılan aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, “..sanığın 18.05.2015 günü kedisine yönelik yaralama, tehdit, hakaret ve hırsızlık suçlarından dolayı şikâyetçi olduğunu yaralamadan dava açıldığını olay tarihinde telefonla arayıp, hakaret ve tehdit ettiğini telefonun hoparlörünü açtığı için tanık P.E.’nin sözleri duyduğunu, özel numaradan aradığı için numaranın gözükmediğini ancak sesinden arayan kişinin … olduğunu anladığını zaten telefonu açtığında “ben … ” diye de kendisini tanıttığını” beyan etmiştir.
3.Sanık aşamalarda alınan ifadelerinde, “.. katılan benden oğlumun evini kiralamıştı. Bir yıl kadar kiracı olarak kaldı. Son 5 ay kirasını ödemediği için aramızda husumet oluştu. Elektrik su parası ve kiraları ödemeden 3-4 ay evvel 2016 Ocak ya da Şubat ayında eşyaları da bırakarak kaçtı. Ben müştekiyi telefonla aramış tehdit etmiş değilim. Müşteki başka evlerde de aynı şekilde kirayı ödemeyip sorunlar yaratmış. Beni de bir çok kez şikâyet etti. Tanık Pınar da müşteki ile birlikte benim evimde kalan kişidir. İkisi bir dernekte görevli imişler. Birbirlerini tanık gösterip şikayetlerde bulunuyorlar. incelenen dosyaya bir diyeceğim yoktur, orda da müşteki bana iftirada bulunmuş ve Pınar’ı tanık olarak göstermişti” şeklinde beyan etmiştir.
4. Tanık P.E.’nin katılanı destekleyen beyanlarını içeren ifade tutanakları dava dosyası içerisindedir.
IV. GEREKÇE
Sanığın Atılı Suçları İşlediğinin Sabit Olduğuna ve Mahkûmiyetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Katılan ve tanığın aşamalarda alınan ifadelerinde, aralarında daha önceden husumet bulunan sanığın, yöneticisi oldukları derneğin sabit telefonundan gizli numara ile aradığını ve katılan …’e yönelik hakaret ve tehditlerde bulunduğunu beyan ettikleri, buna karşılık sanığın ise telefonla arayıp tehdit etmediğini, kendisine iftira atıldığını savunduğunun anlaşılması karşısında, suç tarihi itibariyle sözkonusu telefon hattının ileri sürüldüğü şekilde aranıp aranmadığının ilgili kurumdan sorulması, arama kaydının tespiti halinde ise arayan telefon numarasının sanıkla herhangi bir ilgisinin bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi;
Nedenleriyle hükümde
hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2016 tarihli ve 2015/943 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.