Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/4594 E. 2023/14582 K. 23.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4594
KARAR NO : 2023/14582
KARAR TARİHİ : 23.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/832 E., 2016/206 K.
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2015 tarihli ve 2015/45607 Soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık … hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2a, 43/1, 53, 54 uncu maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/832 Esas, 2016/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 29/1, 62/1, 50 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın şikâyetçi …’in kız kardeşi … ile evli olduğu, aralarındaki problemler sebebiyle eşinin ailesinin evinde kaldığı ve olay tarihinde sanığın eşi ile görüşmek için ailesinin evine gittiği ve konuşmaları sırasında sanığın eşine hitaben “Allah belanı versin” dediği, bunun üzerine mağdur …’in sanığa tepki gösterdiği, sanığın da belinden çıkarttığı çakı bıçağını mağdur …’e gösterip ayrıca kendi boynunda da göstererek mağdurun boynunu bıçakla keseceği şeklinde tehditte bulunduğu, daha sonra olay yerinden ayrıldığı, bir süre sonra mağdur … ve şikâyetçi …’in birlikte evin önünde oturdukları sırada sanığın aracı ile olay yerine tekrar geldiği ve aracın camından ele geçirilemeyen av tüfeğini çıkartarak mağdur ve şikâyetçiye tehdit amacıyla tüfeği gösterdiği, tanık M.’in av tüfeğini tuttuğu sırada sanığın şikâyetçiye elindeki av tüfeğini bir sefer ateşlediği, bu şekilde sanığın mağdur …’i bıçakla ve av tüfeği ile tehdit ettiği, yine şikâyetçi …’i de av tüfeği ile tehdit ettiği, ayrıca havaya ateş ederek genel güvenliği kasten tehlikeye soktuğu iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2. Sanığın aşamalarda alınan savunmasında üzerinde taşıdığı çakı bıçağını çıkarttığının ve korkutmak amacıyla savurduğunu tevil yollu ikrar etmiştir.

3. Olay günü düzenlenen tutanak içeriği, yakalama tutanağı, mağdur ve şikâyetçinin beyanları ve bu beyanlarla uyumlu tanık M.B’nin beyanı ve tüm dosya kapsamı karşısında eylemin sübut bulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Kararın Usul ve Yasaya Aykırı Olduğuna İlişkin Temyizi Yönünden,
Mağdur beyanı, sanık savunması, 23.08.2015 tarihli tutanak, yakalama tutanağı, ve tanık beyanları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Vesaire Yönünden
Sanığın aynı suç işleme iradesi ve tek kasıtla aralarındaki süre kısa da olsa iki ayrı silah ile iki ayrı eylem gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanması gerekirken yanlış değerlendirme ile 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanmaması ile olayın sanığın eylemi ile başladığı buna göre, sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde, aynı Kanunu’nun 29.maddesinin uygulanması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık …’in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/832 Esas, 2016/206 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

23.11.2023 tarihinde karar verildi.