YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2826
KARAR NO : 2023/14440
KARAR TARİHİ : 21.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi –
SAYISI : 2020/368 E., 2021/1495 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.12.2017 tarihli ve 2017/163045 Soruşturma No.lu iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (d) bendi, 53 ve 58 inci maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/612 Esas, 2019/493 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan beraat kararı verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 28.06.2021 tarihli ve 2020/368 Esas, 2021/1495 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek duruşma açılıp sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesi, 150 nci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
A. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılanın beyanları çelişkili olup başkaca delil olmadığına, doktor raporuna göre lezyon bulunmadığına, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/446 Esas sayılı dosyasında da benzer şekilde hükümlülüğe karar verildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
B. Katılan kurum vekilinin temyiz talebi, sanığa verilen cezanın en ağır şekilde verilmesine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanığın katılanın oğlu olduğu, olay tarihinde katılanın ikametinde bulunduğu sırada saat 10.00 sıralarında eve geldiği ve komşuların katılana para yardımında bulunduklarını öğrendiğini söyleyerek katılanın ellerini ve kollarını kıvırarak zorla 50,00 TL miktarındaki parasını aldığı, katılan adına … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından 15.11.2017 tarihinde düzenlenmiş adli raporda özetle, haricen travmatik bir lezyon saptanmadığı, herhangi bir tıbbi müdahale gerektirecek travmatik değişim tarif ve tespit edilmediği hususunun belirtildiği, sanığın müsnet suçu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İlk derece Mahkemesince, katılanın soruşturma ve kovuşturmadaki beyanlarının çelişkili bulunması, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/446 Esas, 2017/316 Karar sayılı kararı ile tarafları ve konusu aynı olan kamu davasındaki suç tarihinin 16.09.2017 ve Mahkemedeki yargılamaya konu olay ile benzerlik arzetmesi karşısında, sanık ifadelerine itibar edilerek mahkûmiyetine elverişli, her türlü şüpheden uzak, yasal, kesin, inandırıcı ve somut delillere ulaşılamadığından, atılı suçu işlediği hususunda şüphe bulunan sanığın, “şüpheden sanık yararlanır” şeklindeki evrensel hukuk ilkesi de dikkate alınarak beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Katılan … sanık beyanları tespit edilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında bahsedilen … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/446 Esas, 2017/316 Karar sayılı dosyasının soruşturma evraklarının bu dosyanın soruşturma evrakları arasında bulunduğu ve ilgili kararın ve kesinleşme evraklarının bir örneğinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, katılanın kollukta alınan 19.09.2017 tarihli soruşturma beyanın okunduğu, katılanın; “Kollukta vermiş olduğum soruşturma beyanım doğrudur, bana aittir, aynen tekrar ederim, olay evin içinde olmamıştır, dışarıdayken beni çevirdi ve zorla paramı aldı, yanımda kimse yoktu,..” yönlü beyanı da düşünüldüğünde sanığın annesi katılandan sokakta para istediği annesi katılanın vermek istememesi üzerine sanığın annesi katılana saldırıp kolunu büküp kıvırıp 50,00 TL parasını zorla almak suretiyle yağma suçunu işlediği, katılanın tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde sanığa yönelik aynı şekilde iddia ve şikâyette bulunması, sanığın daha önceden de katılana karşı benzer eylemlerinden dolayı hakkında soruşturmaların ve yargılamaların yapılmış olması, sanığın kendisini suç ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılan savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde sübut bulduğu kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın 16.09.2017 tarihinde yolda yürümekte olan annesini durdurup ölümle tehdit edip tartaklayarak 50,00 TL’sini yağmaladığı gerekçesiyle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/446 Esas, 2017/316 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilerek kararın 28.09.2018 tarihinde kesinleştiği, bu dosyaya ilişkin mağdurun 19.09.2917 tarihli beyanının dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
2. Katılanın 11.10.2017 tarihli kolluk beyanında ise “Oğlum Nesimi en son bugün sabah saat 10.00 sıralarında eve geldi ve komşularımın bana para yardımında bulunduklarını öğrendiğini söyleyerek miktarını hatırlamadığım paralarımı ellerimi ve kollarımı kıvırarak zorla aldı.” şeklinde beyanda bulunmuş. Sanık ise, “Olay tarihinde annemden para aldığım doğrudur ancak ellerini kollarını kıvırarak almadım. Kendi rızası ile parayı aldım. Bu yöndeki suçlamayı kabul etmiyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2017/446 Esas, 2017/316 Karar sayılı kararı ile tarafları ve konusu aynı olan kamu davasındaki suç tarihinin 16.09.2017 olduğu ve olayın yolda gerçekleştiği, İlk Derece Mahkemesince duruşma aşamasında bu olaya ilişkin katılanın dosya arasında bulunan 19.09.2017 tarihli savcılık beyanına ilişkin de ifadesinin alınması üzerine katılanın beyanlarının karıştırıldığı ve katılan beyanları arasında çelişki bulunduğundan bahisle sanığın beraatine karar verildiği, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince sanığın mahkûmiyetine karar verilmişse de sanık hakkında mağdura yönelik ikametinde bulunduğu sırada gerçekleşen yağma suçundan kamu davası açıldığı halde “sanığın annesi katılandan sokakta para istediği annesi katılanın vermek istememesi üzerine sanığın annesi katılana saldırıp kolunu büküp kıvırıp 50,00 TL parasını zorla almak suretiyle yağma suçunu işlediği,” şeklindeki gerekçeyle dosyada çelişki oluşturulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 28.06.2021 tarihli ve 2020/368 Esas, 2021/1495 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.