YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3516
KARAR NO : 2023/14774
KARAR TARİHİ : 29.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1075 E., 2019/2194 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.01.2017 tarihli ve 2017/360 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h), bentleri ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2018 tarihli ve 2017/41 Esas, 2018/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h), bentleri, 39 uncu maddesi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2018/1075 Esas, 2019/2194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h), bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle
Delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 39 uncu maddenin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan ayrılmış olunmasının yeterli bir gerekçeye dayandırılmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın ve temyiz kapsamında olmayan sanıklar T.E., H.D. ile hakkında bu olay nedeniyle ayrıca kamu davası yürütülen suça sürüklenen çocuk M.K.’nın birlikte olay tarihinde sanığın kiraladığı araç ile dolaştıkları ve Arnavutköy’e döndükleri sırada üzerlerinde para kalmadığından kendi aralarında konuşurken yanlarından geçen mağdurun kullandığı 34 … .. plakalı ticari taksiyi soymaya karar verdikleri, şoför koltuğunda bulunan sanığın selektör yaparak taksiyi durdurduğu, taksiye sanıklar T.E. ve H.D. ‘nin bindikleri, sanığın ve suça sürüklenen çocuk M.K.’nın ise kendi araçlarıyla taksiyi takip ettikleri, takside ön yolcu koltuğuna sanık H.D., arka koltuğa ise diğer sanık T.E.’nin bindiği, bir süre bu şekilde yolculuk yaptıktan sonra arkada oturan sanık T.E.’nin mağdura tuvalet ihtiyacı olduğunu söyleyerek aracı sağa çekmesini istediği, ancak araç durduktan sonra her iki sanığında araçtan inmediği ve arka koltukta oturan sanık T.E.’nin ele geçirilemeyen ancak kurusıkı olduğunu söyledikleri tabancayı mağdurun ensesine dayadığı, sanık H.D.’nin ise “Uğraştırma bizi ne kadar paran varsa ver, arkadaşımızın çocuğu hasta, kartın varsa ver, paranı iade edeceğiz sana.” diyerek mağdurdan parasını istediği, mağdurun silah korkusuyla vites kutusunun önünde bulunan yaklaşık 380,00 TL’yi göstererek ve bütün parasının bu olduğunu söyleyerek sanıklara parayı verdiği, bu sırada sanık …’un kullandığı 34 .. …. plakalı araç ile taksiyi takip ettiği ve durdukları yere kısa mesafede farlarını söndürerek beklediğinden taksiden inen sanıklar T.E. ve H.D. ‘nin mağdurdan aldıkları 380,00 TL para ile birlikte sanık …’un kullandığı araca gelip bindikleri ve olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmıştır.
2. Mağdurun olayın hemen akabinde saat 05.30 sıralarında polis merkezine başvurduğu anlaşılmıştır.
3. Plaka tespit sisteminde mağdura ait aracın suç tarihinde saat 03.46’da geçiş yaptığı, aynu zamanda arkasında plaka olmayan ön plakası 34 .. …. Plakalı aracın geçiş yaptığının, bahse konu 34 .. …. Plakalı aracın sanık tarafında kiralanmış olduğunun tespit edildiğine dair 01.01.2017 tarihli tutanak dosya içerisinde mevcuttur.
4. Mağdurun canlı olarak beş kişi arasında sanık H.D.’yi teşhis ettiğine dair 01.01.2017 tarihli teşhis tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.
5. Temyiz kapsamında olmayan sanıklar H.D. ve T.E’nin suçlarını ikrar ettikleri görülmüş, savunmalarında; sanık Çoşkun’un gasp eyleminden haberi olmadığını, sanık Çoşkun’un kiraladığı araç ile gasp olayından önce kazaya karışmış olmaları sebebiyle araçta meydana gelen zararı ödemesi için mağdurdan aldıkları parayı sanık …’a verdiklerini ifade etmişlerdir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eylemin asli faili olduğunun değerlendirilmesi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükmünün kurulduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Mağdurun aşamalardaki beyanları, bu beyanları doğrulayan tutanaklar ve temyiz kapsamında olmayan sanıkların ikrarları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, delil bulunmadığına yönelik temyiz sebebi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık Çoşkun’un olayın başından beri diğer sanıklarla birlikte hareket etmesi, olayı birlikte planlayıp görev dağılımı yapmaları, mağduru onun durdurması, aracı ile onları takip etmesi, olay sonrasında da diğerlerini aracına alıp uzaklaşmaları, yağmalanan parayıda kendi ihtiyacında kullanması, sanığın, temyiz kapsamında olmayan sanıklar ile birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı ve suçunun sabit olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiş bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanığın kastı, suç işleme şekli, suçu işlediği yer göz önüne alındığında; geceden sayılan zaman diliminde, silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlenen eylemde 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen nitelikli yağma suçunun birden fazla bendinin ihlal edilmiş olması, hak ve nesafet kuralları ile 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan orantılılık ilkesi gözetildiğinde alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezayı belirleyen istinaf mahkemesinin takdirinde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2018/1075 Esas, 2019/2194 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
29.11.2023 tarihinde karar verildi.