YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6738
KARAR NO : 2011/12102
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, 1998 tarihinde 10,00 TL olan tedbir nafakasının açılan davalar sonucu 2003 yılından beri 95,00 TL olarak ödendiğini artırılarak 500,00 TL olarak belirlenmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.nun 195. mddesi uyarınca evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşer ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birisinin istem, üzerine kanunda öngörülen önlemeri alır.
Aynı yasanın 197. maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim , eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıyı, konut ve ev eşyasından yararlanma ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır” denilmektedir.
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacının gelirinin bulunmadığı kocasından aldığı nafaka ile geçindiği anlaşılmaktadır. Davalının ise üç aylık (3000,00 TL) emekli maaşının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği eşler birliğin giderlerine güçleri oranında ve mal varlığı ile katılmak zorunluluğu vardır (TMK.186/3).
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, somut olayda davacının aynı bahçe içerisinde fakat ayrı evde yaşadığı sabittir. Davacının kendi evinde kalması, davalıyı (kocayı) nafaka yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, davacı ayrı yaşayınca da zorunlu olarak davalının da katılması gereken giderleri ve harcamaları alacak ve tüm bu giderleri ve harcamaları davacı kendisi karşılayacak, davalının da gelirlerinden ve imkânlarından mahrum olarak hayatını devam ettirecek ve eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesinden de mahrum kalacaktır.
Mahkemece tarafların gelirleriyle orantılı birlikte yaşadıkları zamanda davalının eşine sağladığı geçim şartlarını ayrı yaşamaları halinde de sağlayacak oranda davacı lehine hakkaniyete uygun bir miktar nafakanın artırılmasına hükmolunması gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşürülerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.