YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3535
KARAR NO : 2023/13973
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/792 E., 2020/949 K.
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Karar Verilmesine Yer Olmadığına
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2019 gün, 2017/5-29 Esas ve 2019/598 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243 üncü maddesindeki “Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır” biçimindeki düzenleme ile istikrarlı olarak sürdürüle gelen Ceza Genel Kurulu ve Ceza Daireleri uygulamalarına göre; soruşturma aşamasındaki şikâyetten vazgeçme sonradan kovuşturma aşamasında kamu davasına katılmaya engel değil ise de kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde davaya katılma olanağı kalmayacak, katılma kararı verilmiş ise bu hükümsüz kalacaktır. Bu bağlamda mağdur …’in dosyaya sunmuş olduğu 01.10.2019 tarihli dilekçede şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) maddesi hükmü de nazara alınarak katılan sıfatı bulunmayan ve bu nedenle hükmü temyiz etmeye hakkı olmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2014 tarihli ve 2014/1756 No.lu iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli tehdit suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama sonucu … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2013 tarihli ve 2014/159 Esas, 2015/180 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca erteli 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2013 tarihli ve 2014/159 Esas, 2015/180 kararının katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/12722 Esas, 2019/5316 Karar sayılı ilâmıyla;
“Mağdur ve katılanların soruşturma aşamasındaki beyanlarında sanığın kendilerini bıçakla tehdit ettiğini beyan etmeleri ve yargılama aşamasında ise elinde sopa olduğu halde tehdit ettiğini beyan etmeleri karşısında, sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğu halde, sanık hakkında elinde silahtan sayılan bıçak yada sopa ile tehdit ettiğinin sabit olmadığı gerekçesi ile TCK 106/2-a maddesi yerine 106/1-1 maddesi ile hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2019 tarihli ve 2019/792 Esas, 2019/949 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlıklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Hükmü temyiz etme iradesine,
2.Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın annesi ile babasının ayrı yaşadıkları, sanığın, annesi mağdur … ve kardeşi mağdur … ile birlikte yaşadığı, sanığın uyuşturucu kullandığı, suç tarihinde evde sigara olup olmadığını annesine sorduğu, sigara olmadığını öğrenince annesi ile kız kardeşini basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı, daha sonra kız kardeşinin babasına haber vermesi üzerine babası mağdur …’nün eve geldiği, bu kez babası ile tartıştıkları ve babası …’ye kafa atarak babasının burnunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, daha sonra mutfaktan aldığı bıçakla ayrıca annesi, babası ve kız kardeşini “sizi öldürürüm” diyerek tehdit ettiği anlaşılmıştır.
2. Olayın hemen akabinde saat 20.00 sıralarında sanığın annesinin polise ihbarda bulunması üzerine ikamete intikal eden kolluk görevlilerinin sanığı yakaladıklarına dair yakalama tutanağı dosya içerisinde yar almaktadır.
3. Katılanların soruşturma aşamasındaki beyanlarının birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosya içerisinde yer almaktadır.
4. Katılanların beyanlarını doğrular mahiyetteki hastane raporları dosya içerisinde yer almaktadır.
5. Sanık savunmasında eylemini kısmen ikrar etmiştir.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldıgı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlasıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz istekleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Katılan … Dölcü Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 14. Asliye Ceza Mahkemesi, 10.09.2019 tarihli ve 2019/792 Esas, 2019/949 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.