Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/21457 E. 2013/30706 K. 04.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21457
KARAR NO : 2013/30706
KARAR TARİHİ : 04.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 06/11/2008 günlü celsede Düzce 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2007/475 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, sanığın 15.10.2006 tarihindeki müştekiye yönelik tehdit ve hakaret eylemleri nedeniyle açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verildiğinin belirtilmesi, sözü edilen dosyanın 28/05/2008 tarihli karar duruşmasına ait olup dosya içerisinde bulunan zabıt suretinden, sanık …’ın hakaret ve tehdit eylemlerinden kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, CMK’nın 223/7. maddesinin “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir” hükmü göz önüne alınarak, Düzce 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2007/475 esas sayılı dosyasının onaylı bir örneği denetime olanak verecek biçimde bu dosya içerisine konularak, anılan dosya ile bu dosyadaki eylemlerin aynı olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve sonucuna göre; mükerrir dava açıldığının tespiti halinde 5271 sayılı Kanunun 223/7. maddesi gereğince davanın reddine, eylemlerin farklı olduğunun tespiti halinde ise; sanığın mahkumiyetine karar verilen hakaret eylemi yönünden ilk açılan dava neticesi verilen cezada TCK’nın 43. maddesiyle yapılacak artırım kadar cezaya hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5271 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olması, manevi zararı kapsamaması, sanığa yükletilen hakaret suçu nedeniyle mağdurun maddi bir zarara uğramaması karşısında, sabıkasız olan sanık hakkında tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenme gerekçesine göre yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaatin oluştuğu da anlaşıldığından, lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, “sanığın, mağdurun uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesi hususunda hiçbir pişmanlık ve kabulünün olmadığı” biçimindeki kanuni olmayan gerekçe ile anılan Kanun maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Hakaret suçunda temel ceza alt sınırdan belirlenmesine karşın, TCK’nın 51/3. maddesi uygulanırken denetim süresinin gerekçesi gösterilmeksizin üst sınırdan tayin edilmesi,
4- Tanık …’ın duruşmadaki yeminli ifadesinde, sanığın, olay günü müştekinin de aralarında bulunduğu hakem üçlüsüne yönelik olarak “akıllı olun, sizi hastanelik ederim” şeklinde sözler söylediğini beyan etmesi karşısında, adı geçen tanığın beyanına hangi nedenle itibar edilmediği karar yerinde tartışılmadan yetersiz gerekçe ile sanığın tehdit suçundan beraatine verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.