Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/14574 E. 2013/30752 K. 04.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14574
KARAR NO : 2013/30752
KARAR TARİHİ : 04.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi kapsamında sanığın ev adresinde tebliğ edilen karara ilişkin tebligat parçasında, keyfiyetin sanığın komşusu, apartman yöneticisi ya da kapıcısına bildirildiğine dair şerh bulunmaması karşısında, tebligatın usulsüz olduğu ve temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği kabul edilerek dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mahkemece, sanığın, katılan …’in yüzüne karşı bir kez hakaret eylemini gerçekleştirdiği, diğer hakaret sözlerini tanık Yeter Kılıç’a katılana iletmesi için söylediğinin kabul edildiği, TCK’nın 125/1-son cümlesinde ”mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılması için fiilin en az 3 kişi ile ihtilat ederek işlenmesi” gerektiği öngörülmesine karşın, somut olayda ”ihtilat unsurunun” ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca sanığa verilen cezalardan artırım yapılması,
2-Adli sicil kaydında yer alan, 3167 sayılı Çek Kanununa aykırı davranma suçundan verilen geçmiş hükümlülüğe ilişkin eylemin anılan Kanun’u yürürlükten kaldıran 5941 sayılı Kanun ve değişiklik getiren 6273 sayılı Kanun ile suç olmaktan çıkarılması ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluştuğu belirtilerek TCK’nın 51. maddesinin uygulanması karşısında CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasında üç bent halinde sıralanan uygulama koşullarının varlığı irdelenip tartışılmadan, “kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.