Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/20447 E. 2013/12149 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20447
KARAR NO : 2013/12149
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b; 5237 sayılı TCK’nın 53/1, 52/2,
51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet.

2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık temyiz dilekçesinde aynı yer ile ilgili açılmış 3 ayrı dava olup 2 ayrı mahkumiyet kararı verildiğini bildirmesi üzerine Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/11/2009 tarih 2009/875 E 2009/1132 sayılı dosyanın Dairemizin 2012/1961-2013/5374 sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği ilgili dosyanın UYAP üzerinden yapılan incelemede, çıkartılan gerekçeli karar ve iddianame örneklerine göre, sanık hakkında 04/02/2009 tarihinde tutulan tutanak üzerine 27/02/2009 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı, eldeki davanın suç tarihinin 09/03/2009 tarihi olması nedeniyle hukuki kesintinin gerçekleştiği, 2009/399 E sayılı dava dosyasındaki tutanağın 2. kata ilişkin bulunmasına karşın eldeki dosyanın çatı katı yapılmasına ilişkin bulunduğu anlaşılmakla bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkındaki incelemeye konu 09/03/2009 tarihinden sonra henüz iddianame tanzim edilmeden, 24.03.2009 tarihli tutanakla çatı tamiratının devam edildiğinin tespit edildiği ancak bu tutanağa istinaden açılan kamu davasına konu aynı mahkemenin 2009/875-2009/1132 sayılı dosyası gözetildiğinde sanık hakkında verilen temel cezanın TCK’nın 43. Maddesi uyarınca artırıma tabi tutulmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihinde, İstanbul 3 no’lu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 15.11.1995 tarih, 7755 karar sayılı kararına göre İstanbul Kuzey Kesimi – … kuşağı 1 nolu doğal sit alanı alarak tespit, tescil ve ilanına karar verilen Beykoz ilçesi Yavuz Selim Mahallesi Akdeniz Caddesi Sahipli sokak mevkiinde, jandarmanın önleyici hizmet devriyesi yaptığı esnada sanığın kaçak olarak yetkili mercilerden ruhsat almaksızın 2 katlı binasına çatı katı yaptığına dair tespit tutanağı tutulduğu, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarına göre, davaya konu inşaatın hazine arazisi üzerinde iki katlı, ikinci katın PVC doğramalı ve çatısının ondülin malzeme ile örtülü inşaat olduğu, eylemin sit alanına izinsiz inşai ve fiziki müdahale niteliğinde bulunduğu, doğal yapının bütünselliğini bozucu nitelikte olduğu, ilave inşaatın kaldırılması halinde fiili durum nedeniyle doğal yapının eski haline gelmesinin mümkün olmadığı hususlarının tespit edilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve eksik incelemeye ilişkin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama
yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesine ilişkin bölümün hükümden çıkarılarak yerine “Sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına ” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.