Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/11343 E. 2010/15670 K. 04.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11343
KARAR NO : 2010/15670
KARAR TARİHİ : 04.10.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.562,79 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davalının Darende … Devlet Hastanesinde röntgen teknisyeni olduğunu, 01.09.2007 ile 01.01.2009 tarihleri arasında sehven riskli birim katsayısından faydalandırılmak suretiyle yersiz olarak davalıya 1.562,79 TL fazla ödemede bulunulduğunu, bu bedelin davalıdan istenmesine rağmen ödenmediği ileri sürülerek 1.562,72 TL nin davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.
Davalı zamanaşımı nedeniyle ve ayrıca esastan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, idarenin yokluk, açık hata, hile ve gerçek dışı beyana dayalı hatalı ödemelerinin dışındaki kalan tüm hatalı ödemelerin geri alınması, ancak hatalı ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde istenebileceği, bu sürenin de geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada, davalı idarece, davalının röntgen teknisyeni olarak çalıştığı Darende Devlet Hastanesinde ki görevi sırasında sehven riskli birim katsayısından faydalandırılması suretiyle davalıya yersiz olarak fazla ödendiği ileri sürülen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan istirdatı istenilmiştir.
Mahkemenin dayandığı Danıştay İçtihadı birleştirme kararı ile çözümlenen husus, hatalı intibak veya hatalı terfi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınması halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödeminin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteminin idare hukuku ilkelerine görü mümkün oluh olmadığına ilişkindir.
Bu İBK.nın idare tarafından yapılan bütün ödemelere uygulanması halinde, idarenin haksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış oldukları bütün hatalı ödemelerin idare tarafınan gerek ödeme yapılan kişilerden gerekse ödemeyi yapandan geri alamaması gibi bir sonuç doğuracağı ve bunun da idareyi işlemez duruma getireceği gerekçesiyle savunulamayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 5.12.1984 tarih 387/997 sayılı kararı ile kabul edilmiştir. O halde herhangi bir şart tasarrufuna dayanmayan salt hatalı ödemenin Borçlar Hukukunun haksız iktisap kurallarına göre her zaman istenmesi mümkündür.
Haksız iktisapta zamanaşımı başlangıcı BK. mad.66 uyarınca verme yada ödeme tarihi değil, zarar görenin verdiğini geri almaya hakkı olduğuna ıttıla tarihidir. Resmi kuruluşlarda bu zamanaşımı başlangıcı, dava açmaya yetkili makamın(somut olayda Sağlık Bakanlığının) ıttıla tarihidir.
Somut olayda, hatalı fazladan ödeme iddiasıyla açılmış bir alacak davası sözkonusudur. Danıştay İBK’sı, şart tasarruf işlemlerine ilişkin olduğundan somut olayda uygulama alanı yoktur. Davacı idare alacağını her zaman BK. 66. maddesi gereği haksız iktisap kuralları gereği dava edebilir.
Somut olayda, davalı tarafın zamanaşımı def’i süresi içerisinde değilse de, davacı taraf zamanaşımı def’inin süresi içerisinde yapılmadığı yönünde açıkça itirazı bulunmadığından zamanaşımı süresi içerisinde yapılmış sayılır. Bu nedenle davalının zamanaşımı def’i süresindedir. Mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde davanın BK 66.maddesine göre bir yıllık süre içerisinde açılıp açılmadığı araştırılmalı şayet bir yıllık süre içinde açılmamış ise zamanaşımı nedeniyle reddi, süresi içinde açılmış olduğununun sabit olması halinde ise işin esasına girilerek gerekirse ehil bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak hatalı fazla yersiz ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılıp tesbit edilerek sonucu dairesinde hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.