Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/10670 E. 2011/12264 K. 12.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10670
KARAR NO : 2011/12264
KARAR TARİHİ : 12.07.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 01.09.2010 gününden başlayarak net 500.00 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile brüt kira parasının 625 TL olarak tesbiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yerel mahkemece, temyiz talebinin süre yönünden reddi cihetine gidilmiş, red kararı da temyiz edilmektedir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Mahkemece, temyiz talebinin süresinde yapılmadığından bahisle, temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de; kararın davalıya TK’nun 21.maddesine göre tebliğ edildiği; ancak, kanunda ve tüzükte aranan şekil şartlarına uygun yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu bakımdan davalının temyiz talebi süresinde olup, mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararı usulsüz olduğundan, 19.4.2011 gün ve 2010/1368-1483 sayılı kararının HUMK’nun 432/5.maddesi uyarınca bozularak kaldırılmasına karar verildi.
Dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, 01.09.2010 tarihinden başlayan dönem için aylık kira parasının 500.00 TL olarak tesbitine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; “Sözleşmenin özel hükümler 11.maddesinde aynen “Kiracı mukavele hitamında yeni kira dönemleri için kanuni kira zamlarını kabul ve taahhüt eder. Bu zam %60 dır” şeklindedir. %60 zam oranı her yıl için geçerlidir. Çünkü sözleşmede “dönemler” ibaresi kullanılmıştır. O halde, önceki dönem brüt kira parasına %60 oranı yansıtılarak yeni dönem kira parasının tesbiti gerekmiştir. Gerekçesiyle” davanın kabulü ile, 01.09.2010 tarihinden itibaren aylık brüt kira parasının 625 TL olarak tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür.
Dosyanın incelenmesinde davalıya çıkartılan davetiyenin, TK’nun 21.maddesine göre tebliğ edildiği; ancak, tüzüğün 28.maddesinde öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle tebligat geçersizdir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73.maddesi uyarınca, taraflar usulüne uygun olarak iddia ve savunma için mahkemeye çağrılmadıkça haklarında hüküm kurulamaz. Olayımızda, davalının usulüne uygun olarak çağrılmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece; davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ ettirilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra, davanın esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde deliller toplanarak ve sonucuna göre bir hüküm kurmak gerekir.
Kabule göre de;
Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre taraflar arasında kira parasında uyuşmazlık çıkıp kira tesbit davası açılması halinde; kira sözleşmesinde öngörülen artış şartı ancak yenilenen ilk dönem için geçerli kabul edilmektedir. Mahkemece, 1993 tarihli kira sözleşmesinde öngörülen artış şartının aradan onca yıl geçtikten sonra geçerli olduğundan bahisle hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Yapılacak iş; taraflar arasındaki kira ilişkisi uzun süreden beri devam ettiğinden, kira parasını 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. uyarınca hak ve nesafet uygulamasına göre saptamaktır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.