YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19384
KARAR NO : 2010/21437
KARAR TARİHİ : 23.12.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde su kuyusundan yararlanmasının engellenmesinin sona erdirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı; 321 parselde kayıtlı taşınmazda davalı kardeşi ile birlikte ½ hisse ile müşterek malik olduklarını, bu taşınmazda davalı ile birlikte ortak kuyu açtıklarını, ancak davalının bu kuyudan faydalanmasına izin vermediğini açıklayarak davalının su kuyusundan yararlanmasına yönelik engellenmesinin sona erdirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında fiili taksim sözleşmesi söz konusu olduğunu, kuyunun davalı tarafından masrafları karşılanarak yapıldığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “davanın kabulü ile, 321 nolu parsel içerisinde bulunan Teknik Bilirkişi …’ın 04.06.2008 havale tarihli rapor ve krokisinde C harfi ile gösterdiği yerde bulunan derin kuyudan davacının engellenmesinin menine ve davacının derin kuyudan kendisine yetecek kadar yararlanmasına” karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, HUMK.nun 389.maddesine göre; mahkeme kararında taraflara yükletilen ödevlerin ve bahşedilen hakların açık bir şekilde belirtilmesi ve İİK.nun 24.vd. maddelerine göre de “hükmün icrası” sırasında hiçbir tereddüt ve şüpheye yer vermeyecek şekilde olması gerekir.
Mahkemece kurulan hükümde düzenlenen su rejimi açık olmadığı gibi, infazı da mümkün değildir.
O nedenle mahkemece, davacının davaya konu suyun bulunduğu taşınmazı sulamak üzere su ihtiyacı belirlenerek, belirlenen ihtiyacına yeterli suyu alabilmesi için gerekli düzeneğin biçim ve şekli ile maliyeti hususunda uzman bilirkişilerden ek rapor almak suretiyle infazı kabil su rejimi ( ay, gün,saat olarak) oluşturularak, masrafların su düzeni kurulmasını isteyen davacı taraftan tahsili gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek. halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi .