YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16648
KARAR NO : 2013/17265
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 25.02.2010 tarihli tutanak içeriğine göre gerekçeli kararın sanığa 25.02.2010 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, temyizin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen tehdit ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Yaralama suçunun silahla işlenmesi nedeniyle artırım yapılırken uygulama maddesi yanlış gösterilmiş ise de, bu hususun TCK’nın 86/2-e maddesi olarak yerinde düzeltilebileceği ve bozmayı gerektirmediği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, tekerrüre esas alınan erteli hükümlülüğün 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle silinme şartlarının oluşması karşısında, TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık …’nın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye kısmen uygun olarak, “tekerrür uygulamasına ilişkin kısmın karardan çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.