Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/9564 E. 2013/11161 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9564
KARAR NO : 2013/11161
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

… ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçundan sanık …’in, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 117/1, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 … lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, (…) 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2008 tarih ve 2008/1139 esas, 2008/1337 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/02/2013 gün ve 37123 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, eylem tarihinde kardeşi … … … ile minibüs güzergahında araç kullanan sanığın, yolcu alma meselesi nedeniyle müşteki …’ın aracını durdurarak aracına zarar vermelerinde, sanığa atılı … ve çalışma hürriyetini ihlâl suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

… MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Kardeş olan sanıklar … ile … hakkında, müşteki …’ın yolcu almasını engellemek için, olay günü otobüsünü durdurarak ona saldırdıkları ve aracının camına zarar verdikleri için, mala zarar verme ve … ve çalışma hürriyetini ihlal suçlarından … 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, mahkemenin 04/12/2008 tarihli kararı ile, sanık …’ın mala zarar verme suçundan beraatine, her iki sanığın … ve çalışma hürriyetini ihlalden 3.000,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık …’in ayrıca mala zarar verme suçundan 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık … tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16/03/2012 tarihli kararı ile, mala zarar verme suçundan verilen cezanın miktarına göre temyiz isteminin reddine, … ve çalışma hürriyetini ihlal suçundan ise suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, Yargıtay kararı sonrasında hükmü temyiz etmeyen sanık …, 31/07/2012 tarihli dilekçesi ile Adalet Bakanlığı’na müracaat ederek, hakkında … ve çalışma hürriyetini ihlal suçundan verilerek kesinleşen hüküm yönünden, Yargıtay kararı doğrultusunda beraat etmesi gerektiğini … sürerek, Kanun yararına bozma talebinde bulunduğu, bu nedenle dosyanın bu sanık yönünden Kanun yararına bozma istemiyle dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
İştirak halinde suç işleyerek cezalandırılan sanıklardan, hükmü temyiz eden yönünden verilen suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin bozma kararının, hükmü temyiz etmeyen diğer sanık yönünden kesinleşen karara, Kanun yararına bozma yoluyla sirayet ettirilip ettirilemeyeceğinin belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi “Hüküm, cezanın tatbikatında kanuna muhalefet edilmesinden dolayı maznun lehine olarak bozulmuşsa ve bozulan cihetlerin temyiz talebinde bulunamamış olan diğer maznunlara da tatbiki kabil olursa bu maznunlar dahi temyiz talebinde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından istifade ederler.” şeklindedir.
Maddenin uygulanabilmesi için
-Birden fazla sanığın aynı suçu işlemiş olması,
-Aynı mahkemede yargılanıp aynı ilamla mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
-Hükmün temyiz edilebilir nitelikte olması,
-Kanuna muhalefet edilmesi nedenine dayalı bozma kararının, sanıkların lehine olması, gerekir.
Bozma kararının, hükmü temyiz etmeyen sanığa sirayet ettirilmesi için bu hususun açıkça bozma kararında belirtilmesine ya da sanığın talep etmesine gerek yoktur. Mahkemenin kendiliğinden anılan düzenlemenin gereğini yerine getirmesi mümkündür.
İnceleme konusu somut olayda; kardeş olan sanıklar … ve Bahadır’ın birlikte suç işledikleri, aynı mahkemede yargılanıp birlikte mahkum oldukları, hükmün temyizi kabil olduğu, Yargıtay 9. Ceza Dairesince … ve çalışma hürriyetini ihlalden verilen hükmün, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle hükmü temyiz eden sanık … yönünden bozulduğu, diğer sanık …’ın süresinde hükmü temyiz etmediği anlaşılmaktadır. Yargıtay 9. Ceza Dairesince suçun niteliğine ilişkin yapılan bozmanın, aynı suçu sanık … ile birlikte işleyen sanık …’ın hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle, temyiz davası açma hakkından yararlanamayan sanık … için, yasal şartları oluştuğundan 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi gereğince, bozma kararının sirayet ettirilmesi suretiyle mahallinde yargılamaya devam edilerek, bozma ilamına uyulması veya farklı gerekçeyle karara direnilmesi yönünde yeni bir hüküm kurulması mümkündür.
İncelenen dosyada, yasaya aykırılığı, hükmün kesinleşmesini ve infazını engelleyen usule ilişkin yasal düzenleme mevcut iken, bu yolun kullanımına başvurulmaksızın, olağanüstü yasa yolu olan kanun yararına bozma yoluna gidilmesi hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi koşullarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.