YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9118
KARAR NO : 2011/11931
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 8.000,00 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından Temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; Malatya Yazıhan İlçesi, … köyünde bulunan 23 parça taşınmazda tarafların müşterek malik olduğu, davalının davacının rızası hilafına taşınmazdan istifade ettiğini beyan ederek 2005-2009 yılları için toplam 8.000 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; tarafların kardeş olduklarını, maliklerin tapu kaydında görünmese de kendi aralarında taksim yaptıklarını, davalının belirtilen tüm gayrimenkulleri ekmediğini, sadece kendi aralarında yapılan taksimata göre payına düşen taşınmazları nadasa bırakarak kullandığını, diğer payların boş durduğunu, intifadan men şartının gerçekleşmediğini, davalının taşınmazların tamamında hak iddia etmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 2005-2008 yılları için ecrimisil talebinin kabulü, 2009 yılına ilişkin talebi ise reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.
Ancak, bu kuralın bazı istisnaları vardır ki, bunlar; ecrimisil istenen taşınmazların (bağ-bahçe gibi) doğal ürün veren ya da kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu taşınmazın tamamında hak iddia etmesi ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasındaki kullanım anlaşması sonucunda her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli olması, davacı paydaş tarafından davalı paydaşlar aleyhine daha evvel taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması halleridir.
Bu gibi ayrık durumlarda intifadan men koşulu aranmaz.
İntifadan men koşulunun gerçekleştiği yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu koşul dava şartı olduğundan gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece re’sen araştırılması gerekmektedir.
Somut olayda dinlenen davacı ve davalı tanıkların beyanlarında ecrimisile hükmedilen dönemlere ilişkin davacı tarafından taşınmazları kullanan davalıya yararlanma isteğinin bildirilmediği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, davacı tarafa intifadan men koşulunun ispatı yönünden tüm delillerini sunmasına imkan tanınarak, intifadan men koşulunun olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin kesin olarak saptanmasından sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.