Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1344 E. 2023/4680 K. 02.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1344
KARAR NO : 2023/4680
KARAR TARİHİ : 02.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/512 E., 2016/302 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli, 2015/512 Esas, 2016/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.04.2021 tarihli hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.”… olay günü sanığın aracı ile seyir halinde iken, otobüs durağında bekleyen katılan …’ın yanında durarak “Düzce Merkeze gidiyorum, isterseniz sizi de götüreyim” dediği, müştekinin kabul etmemesi üzerine yanından ayrıldığı, daha sonra sanığın, katılanın Düzce Merkezde bulunan işyeri olan Yurtiçi Kargo isimli işyerinin yakınında bulunan pastaneden alışveriş yaptıktan sonra aracıyla oradan ayrıldığı şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın, katılanı aracına davetinden sonra çalıştığı yere yakın pastaneden alışveriş yapmış ise de, onu rahatsız edici bir şekilde takip etmek suretiyle sözkonusu yere gelip gelmediğinin tespit edilemediği, sanığın sırf katılanın sükun ve huzurunu bozma kastı ile hareket ettiğine dair cezalandırılmasını gerektirir yeterli derecede delil bulunmadığı, bu itibarla sanığın üzerine atılı eylemin kanunda suç olarak tanımlanmadığı, suçun maddi unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından sanığın CMK.nin 223/2-a maddesi uyarınca beraatine dair karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..” şeklindedir

2.Sanık … savunmasında “Ben Düzce Tekstil Perde fabrikasında çalışmaktayım. Fabrikaya ait Renault Kano marka … da bendedir. Her sabah kalıcı konutlardan fabrikada çalışan iki bayanı alıp işe götürüyorum. Olay günü sabahı, her sabah işe giderken gördüğüm müştekiyi gördüm. Ve kendisine “Düzce Merkeze gidiyorum isterseniz sizi de götüreyim” dedim. Ancak o teşekkür ederek kabul etmedi. Bunun üzerine önce simit almak üzere Düzce İl Merkezine geldim. Düzce merkezde bulunan Yurtiçi Kargo isimli işyerinin karşısındaki simitçiden simit aldım. Simit alıp aracıma döndüğüm esnada müştekinin yanında bulunan arkadaşlarına beni gösterip bir şeyler söylediğini farkettim. Bunun üzerine ordan ayrılarak yoluma gittim. Ben müştekiyi kesinlikle rahatsız etmedim. Onu takip etmedim. Suçlamayı kabul etmiyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.Katılan … beyanında; “Ben sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Olay günü olan 23 Nisan 2015 günü sabah saatlerinde işyerime gitmek üzere Kalıcı Konutlar Demetevler Mahallesinde otobüs durağına gittiğim esnada sanığın aracının durağın yakınında beklediğini gördüm. Kendisi de her sabah aynı … ile ordan geçtiği için aracı tanıyordum. Otobüs beklediğim esnada sanık bir ara başka bir yere giderek tekrar otobüs durağına geldi. Sanığın yanında kimse yoktu. Sanık bana Düzce Merkeze gideceğini söyleyerek “isterseniz sizi de götürebilirim” dedi. Ancak ben bu teklifi kabul etmedim. Daha sonra gelen otobüse bindim. Daha sonra otobüs yoldayken sanığın kullandığı aracı tekrar gördüm. Takip edip etmediği konusunda şüphe meydana geldi. Düzce Merkezde bulunan Yurtiçi Kargo isimli işyerime geldiğimde sanığın aracını yine işyerimin yakınında gördüm. Elinde poşetle aracına doğru geldiğini farkettim. Bunun üzerine işyeri arkadaşlarıma durumu anlattım. Sanık aracına binerek ordan uzaklaştı” şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılanın temyizinin incelenmesinde, 5237 sayılı TCK’nn 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.

Dosya kapsamında ve tarafların beyanlarında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, şüphe bulunduğu anlaşıldığından beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli, 2015/512 Esas, 2016/302 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.