YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11041
KARAR NO : 2013/12113
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Bafra Sulh Ceza Mahkemesinin 06/11/2012 tarihli ve 2012/720 esas, 2012/1145 sayılı dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/6. maddesine göre, tekerrür hâlinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının, kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/1-c maddesinde, tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, şartla salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2. fıkrasına göre, tekerrür sebebiyle şartla salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği cihetle, hakkında para cezasına hükmedilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 05/03/2013 gün ve 94660652-105-55-9779-2012/3830/15565 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2013 gün ve 2013/91086 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkındaki tekerrüre esas alınan Bafra Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/57 esas, 2009/604 sayılı kararının verildiği 15.10.2009 tarihinde yürürlükte bulunan, 5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/2. maddesinde “İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler temyiz olunamaz.” şeklindeki düzenlemeye göre, ikibin Türk lirasına kadar olan para cezalarının kesin olması ve tekerrüre esas alınamayacak olmaları karşısında, sanığın sabıkasına esas önceki para cezasının 1.500,00 Türk lirası olduğu nazara alındığında, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi;
Kaldı ki, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının öngörüldüğü, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenlemenin bulunmadığı, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan adli para cezasının infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, bu durumda, 5237 Sayılı TCK’nın 58., 5275 Sayılı Kanunun 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği için, hükümlülük kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği anlaşılmakla;
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Bafra Sulh Ceza Mahkemesinin 06.11.2012 tarihli ve 2012/270-1145 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre uygulama yapılarak hüküm fıkrasından, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin dokuzuncu ve onuncu paragraflarının çıkartılmasına, diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.