YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6834
KARAR NO : 2023/4962
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2052 E., 2019/2097 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 05.10.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 15.08.2016 – 25.08.2016 tarihleri arasında 10 gün gözaltında kaldığını, yapılan yargılama neticesinde beraatine hükmedildiğini, memur olan davacının gözaltı sonrasında meslekten çıkarıldığını, yargılama aşamasında kendini vekil ile temsil ettirdiğini ve maddi zararına ek olarak manevi zarara da uğradığını belirtmiş, bu kapsamda 19.500,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 04.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava süresi, mahkemenin görevli ve yetkili olup olmadığı ve mükerrer dava bakımından araştırma yapılması gerektiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
3. Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2019 tarihli ve 2018/787 Esas, 2019/190 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/2052 Esas, 2019/2097 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 06.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminatın hatalı hesaplandığına, davacının ödediği avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde “… Davacının 15/08/2016-25/08/2016 tarihleri arasında 10 gün süre ile gözaltında kaldığı,yurtdışına çıkış yasağı konulmak ve en yakın kolluk birimine her hafta Pazartesi günleri mesai saatleri içerisinde düzenli olarak başvurup imza vermek suretiyle adli kontrol tedbiri uygulandığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği,davacının CMK’nın 144. maddesi kapsamında tazminat isteyemeyecek kişiler kapsamında olmadığı anlaşılmıştır.
Geliri ve gözaltında kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden maddi tazminata hükmolunması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacının gözaltında kaldığı tarihte günlük asgari ücretin 43,37-TL olduğu, davacının 10 gün süre ile gözaltında kaldığı anlaşıldığından (43,37×10) 433,70- TL maddi kaybının olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı vekili, davacının ceza yargılamasında vekil ile temsil edildiğinden maddi tazminata vekalet ücretinin de dahil edilmesini istemiş ise de; 09.05.1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında “ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hak asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağından ceza davasında vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği” Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2017/8182 esas 2018/4 karar sayılı kararında “davacının karar tarihinden önce ödenen ve ispatlanan vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamına dahil edilebileceği, vekalet ücretinin temyiz yasa yoluna tabi olması nedeni ile beraat edilen dosyada temyize konu edilmemiş ise maddi tazminata konu olamayacağı, vekalet ücretine ilişkin makbuzun karar kesinleştikten sonra sunulması nedenleri ile maddi tazminata konu olamayacağı” şeklindeki açıklamalar ile, somut olayda davacının yargılandığı ceza yargılamasında verilen beraat kararında yararına 4.360-TL vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu da dikkate alındığında, davacının ödediğini beyan ettiği vekalet ücretini maddi tazminata dahil edilmesi talebi yerinde görülmemiştir.
Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 433,70- TL maddi tazminatın talep de dikkate alınarak gözaltı tarihi olan 15/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine ve Maliye Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
… Davacı hakkında soruşturma aşamasında 15/08/2016-25/08/2016 tarihleri arasında on gün gözaltı ve yurtdışına çıkış yasağı konulmak ve en yakın kolluk birimine her hafta Pazartesi günleri mesai saatleri içerisinde düzenli olarak başvurup imza vermek suretiyle adli kontrol koruma tedbiri uygulandığı, yargılama sonunda beraat kararı verildiği, davacının CMK’nın 144.maddesi kapsamında tazminat isteyemeyecek kişiler kapsamında olmadığı anlaşıldığından manevi tazminat talebinin sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alındığında, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tazminat talebinin 1.000- TL’lık kısmının kabulü ile talep de dikkate alınarak gözaltı tarihi olan 15/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine ve Maliye Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar kısa kararda 433,70-TL manevi tazminat,1.000-TL maddi tazminata hükmedildiği yazılmış ise de sözkonusu maddi hata düzeltilerek, 433,70-TL maddi tazminat,1.000,00-TL manevi tazminat olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 2.000,00 TL’ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/10 Esas – 2018/194 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahı örgüt suçundan 15.08.2016 – 25.08.2016 tarihleri arasında 10 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.06.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Gözaltına alındığı tarihte memur olup ücretsiz izinde bulunan dolayısıyla başka bir işte çalışması mümkün olmayan davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat olarak ödenmesine hükmedilmesi hukuka aykırı olmakla birlikte temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir.
Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davasında dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
4. Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacının hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/2052 Esas, 2019/2097 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2023 tarihinde karar verildi.