Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/25937 E. 2013/13110 K. 10.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25937
KARAR NO : 2013/13110
KARAR TARİHİ : 10.05.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52, 51, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanıklar ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, yokluğunda verilen hüküm sanık …’a 23/06/2010 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 06/07/2010 tarihinde hükmün temyiz edildiği anlaşıldığından, sanık …’ın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
Sanıklar … ve … hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’in eksik incelemeye, sanık …’in atılı suçu işlemediğine, katılan vekilinin ise ertelemenin koşullarının oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Kolluk kuvvetlerince düzenlenen 26/03/2009 tarihli tutanakta, sanık …’ın da imzasının bulunduğu ve tutanak tanığı …’nin, inşaat alanına gittiklerinde tutanak altında imzası bulunan sanıkların tamamının inşaat alanında çalışmakta olduklarını beyan ettiği, bununla birlikte inşaatın sahibi olmayıp sadece işçi olarak çalışan sanık …’in, iş sahibi tarafından alan üzerinde inşai ve fiziki müdahale gerçekleştirilmeden önce, ilgili Koruma Bölge Kurulu’ndan izin alınıp alınmadığını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, bu bakımdan adı geçen sanık yönünden atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık …’ın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile mahkumiyetine dair hüküm tesisi,
b) 26/03/2009 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında sanıkların, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10/03/1979 gün ve A-1605 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli bölgede bulunan arazide toprak zemini düzelttiklerinin, inşaatı, taş ve beton ile örerek yerden 1,5 metre yükselttiklerinin ve temel üzerini toprak ile kapattıklarının tespit edildiği, 11/04/2009 tarihli görgü ve tespit tutanağında ise, sanıkların 26/03/2009 tarihli tutanak ile, içerisinin toprak ile kapatıldığı görülmüş olan temelin, toprak dolgu olan kısımlarının üzerine, temelin 2 metre yanında bulunan moloz taş yığınından almak sureti ile taş dizdiklerinin, temelin büyük bir kısmında taş dizme işleminin tamamlanmış olduğunun belirtildiği anlaşılmakla,
sanıkların tek suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde sit alanına inşai müdahalede bulunmak suretiyle atılı suçu işledikleri, bu nedenle sanıklar … ve … hakkında tayin olunan temel cezada 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
1) 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen sanıklar hakkında sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
2) Sanıklar hakkında denetim süresine hükmedilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
3) Adli para cezasının miktarı gereği, yasal süresi içerisinde ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğine ve mahallin en büyük mal memuru tarafından 6183 sayılı Kanun hükümleri gereğince tahsil edileceğine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/05/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.