Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/2880 E. 2023/14818 K. 30.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2880
KARAR NO : 2023/14818
KARAR TARİHİ : 30.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/287 E., 2016/234 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Onama, Bozma

A. Sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, hükmün temyizinin mümkün olmadığı, reddinin gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde belirlenmiştir.

B. Sanık hakkında hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2015 tarihli ve 2015/440 Esas No.lu iddianamesiyle; sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince kamu davası açılmıştır.

B. Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2015 tarihli ve 2015/457 Esas No.lu iddianamesiyle; sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi gereğince kamu davası açılmıştır.

C. Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2015 tarihli ve 2015/140 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca birleştirilmesine karar verilmiştir.

D.Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/287 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık hakkında 16.01.2015 tarihli tehdit ve hakaret suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine,

2. Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

3. Sanık hakkında 13.02.2015 tarihli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fkırası uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1. Tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarının unsurlarının oluştuğunu gösterir, hukuken geçerli, şüpheden uzak tek bir delil olmadığı,
2. Sanığın suç işleme kastının bulunmadığı,
3. Vesaire,
Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Tehdit ve hakaret suçlarından mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği,
2. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan takdiri indirim yapılmaması gerektiği,
3. Vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 06.01.2015 günü toplam 12 kez, 07.01.2015 günü toplam 12 kez, 10.01.2015 günü toplam 14 kez, 16.01.2015 tarihinde toplam 23 kez, 17.01.2015 tarihinde toplam 9 kez, 19.01.2015 tarihinde toplam 5 kez, 20.01.2015 tarihinde toplam 8 kez, 21.01.2015 tarihinde toplam 41 kez, 13.02.2015 tarihinde 14 kez katılanı aradığı ve katılanın bu aramaların hiçbirine cevap vermediği ve sanığın 13.02.2015 günü kendisinin kullandığı telefondan katılanın kullandığı telefona “… alo, fena olacak, uğraşma” şeklinde mesaj attığı anlaşılmış.

2. Kolluk tarafından düzenlenen, sanığın katılana 13.02.2015 tarihinde “alo fena olacak uğraşma” şeklinde mesaj attığının tespit edildiği mesaj tespit tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Dosyaya kazandırılan HTS kayıtlarına göre, sanığın 06.01.2015 günü toplam 12 kez, 07.01.2015 günü toplam 12 kez, 10.01.2015 günü toplam 14 kez, 16.01.2015 tarihinde toplam 23 kez, 17.01.2015 tarihinde toplam 9 kez, 19.01.2015 tarihinde toplam 5 kez, 20.01.2015 tarihinde toplam 8 kez, 21.01.2015 tarihinde toplam 41 kez, 13.02.2015 tarihinde 14 kez katılanı aradığı tespit edilmiştir.

4. Tespit edilen 5,6,7,10 Ocak 2015 tarihinde yapılan aramaların sanık ile katılanın müşterek çocuklarının parmağında meydana iltihaplı şişlik nedeniyle olduğu ve bu hususun savunma dilekçesine eklenen hastane kayıtları ile doğrulandığı, 16.01.2015 tarihinde yapılan aramaların görgü tanığı B.A.’nın 05.04.2016 tarihli alınan beyanına göre çocuğu evden alabilmek için yapıldığı, tespit edilen diğer arama tarihlerinde ise yine savunma dilekçesine eklenen mesaj içeriklerine göre müşterek çocuk ile görüşmek amacıyla yapıldığı dava dosyasından anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında 16.01.2015 tarihli Hakaret ve Tehdit Suçları Yönünden Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi İncelendiğinde
1. Sanık hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, tanık anlatımları ve elde edilen delillerin mahkûmiyete yeterli olmamasına, mahkemenin soruşturma sonunda oluşan inanç ve takdirine, hükümlerin gerekçesine göre beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi İncelendiğinde
Sanığın tüm aşamalarda alınan savunmasında atılı suçu işlemediğini belirtmesi, Olay ve Olgular bölümünün 4 numarasında bilgilerine yer verilen deliller, sanığın savunmalarını destekleyen tanık beyanları karşısında, sanığın suç işleme kastı bulunmadığından beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Sanık Hakkında 13.02.2015 tarihli Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Ön inceleme bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebligname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Sanık Hakkında 16.01.2015 tarihli Hakaret ve Tehdit Suçları Yönünden Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/287 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan, sanık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

3. Sanık Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/287 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, gerekçesi farklı Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.