YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/13781
KARAR NO : 2011/21455
KARAR TARİHİ : 16.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevli memura etkin direnme, hakaret
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun (06/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi) 23. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan üç yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
b) Çocuğun yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Çocuk hakkında kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibariyle bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi,
d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddede belirtilen zarar kavramı, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamamaktadır.
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen görevliye hakaret suçunda maddi nitelikte bir zarardan söz edilemeyeceğinden bu koşulun yerine getirilip getirilmediğinin araştırılıp irdelenmesine gerek bulunmamaktadır. Görevi yaptırmamak için direnme suçunda ise mağdurun basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek biçimde yaralandığı anlaşılmakla; mağdurun uğradığı maddi zarar kanaat verici basit bir araştırma ile saptanıp,sanıktan bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, sabıka kaydı bulunmayan suça sürüklenen çocuğun hukuksal durumunun aynı fıkranın (b) ve (c) bendindeki ölçütler yönünden yeniden tartışılması zorunluluğu,
2- Görevliye hakaret suçunda hesap yanılgısı 7 ay 23 gün yerine 7 ay 25 gün olarak fazla ceza belirlenmesi,
3- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bomayı gerektirmiş ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.