YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24262
KARAR NO : 2013/13758
KARAR TARİHİ : 15.05.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Hüküm : 776,29 TL maddi, 2000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminatın belirtilen ölçütlere uymayıp az olduğunun gözetilmemesi,
2- Bilirkişi İsmail Koca’nın uzmanlık alanı belirtilmeden, açık kimliğine yer verilmeden, il adli yargı adalet komisyonları tarafından düzenlenen bilirkişi listesinde adının yer alıp almadığı, adının yer alması halinde denetime olanak tanıyacak şekilde ilgili listenin onaylı sureti dosyaya eklenmeden, listede adının yer almaması halinde bilirkişiye yemin verdirilmeden dosya içerisinde mevcut raporunun maddi tazminatın belirlenmesinde hükme esas alınması,
3- Koruma tedbirleri nedeniyle hükmedilecek tazminatlar olay tarihinde geçerli olan para birimine göre hesaplaması yapılarak sonucun bulunması gerekirken 1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve Türk Lirasından 6 sıfır atılmasını öngören 5083 sayılı Kanun’a göre hesaplama yapılarak hatalı değerlendirmeye sebebiyet verilmesi,
4- Davacının, beraat ettiği davada kendisini vekille temsil ettirdiğinin anlaşılması karşısında, beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin de talep sebebiyle maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
Kanuna aykırı davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.