YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24835
KARAR NO : 2013/12032
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; Beraat
Taksirle yaralama suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 62, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraatine ilişkin hükümler, sanık müdafii ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının birlikte işlenmesi halinde zarar suçunun oluştuğu, ahvalde tehlike suçu olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan “hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
a) Oluşa ve mahkemenin kabulüne göre, sanığın trafik kurallarını dikkate almayarak, ışık kontrollü kavşakta hız kesmeyip, kırmızı ışıkta geçmek suretiyle katılanın yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde sonuçlanan olayda, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu, tayin olunan cezasında 5237 sayılı TCK’nın 22/3 maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak, sanık hakkında eksik ceza tayini,
b) İki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, dava konusu olayda; sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilmekle birlikte, olay sonucunda bir kişinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanmış olması ve maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden asgari haddin çok üzerinde ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.