YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/26061
KARAR NO : 2013/6504
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanığın şikayetçi …’a yönelik hakaret ve tehdit eylemlerinden hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı süresi içinde karar verilebileceği kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, katılana cep telefonundan çektiği mesajlardaki sözlerin “sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit” niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeden, TCK’nın 106/1-1. cümlesi uyarınca hüküm kurulması,
2-Sanığın suça konu cep telefonu mesajlarını, katılanın çektiği benzer mesajlara cevap olarak gönderdiğini savunması, bu savunmasının mesajların içeriği ile doğrulanması karşısında, mesajlar çekildiği sırada katılanın yanında bulunan tanık … usulünce dinlenerek tehdit suçu yönünden TCK’nın 29. ve hakaret suçu yönünden de 129. maddelerindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3-Sanığın, katılana yaklaşık bir saat içinde cep telefonundan 11 mesaj çekerek tehdit ve hakaret içeren sözler söylemekten ibaret eylemleri nedeniyle TCK’nın 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükmünün uygulanmaması,
4-Sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi ile uygulama yapılırken, tekerrüre esas alınan ilamda iki ayrı suçtan hükümlülük bulunmasına karşın, 5275 sayılı Kanunun 108/2 maddesi gözetilerek, en ağır hapis cezasına ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Mükerrir sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
6-5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.