Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/29359 E. 2013/6574 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/29359
KARAR NO : 2013/6574
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜM : Beraat, ceza vermekten vazgeçilmesi

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Tanık Sebahattin Ördek’in, sanığın eski eşi olduğu, CMK’nın 45/1-b maddesi gereğince tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı bulunduğu gözetilmeden, hakları hatırlatılmadan ifadesinin alınması,
2-5237 sayılı TCK’nın 129/3. maddesi uyarınca “hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında CMK’nın 223/4-c maddesi gereğince ceza tayin edilmeden doğrudan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildikten sonra ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
3-Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Somut olayda; sanığın katılanı tehdit edip etmediği de açıklanmadan “Kavga sırasında fevren söylenen tehdit sözlerinin muhatabı üzerinde korku ve endişe yaratmayacağı göz önüne alındığında atılı tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı” biçimindeki yasal temelden yoksun ve yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafii ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.