YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22825
KARAR NO : 2013/30678
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık müdafii 06.11.2009 tarihli dilekçe ile Çavdır Sulh Ceza Mahkemesindeki talimat duruşmasında “sanık lehine kanuni hükümlerinin uygulanması” isteminde bulunduğu halde, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar değerlendirilmeden, “sanığın cezasından başkaca bir artırım veya eksiltme yapılmasına kanunen ve takdiren yer olmadığı,…” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62.maddesinin uygulanmaması,
2-Sanık hakkında hakaret suçundan tayin olunan hapis cezası adli para cezasına dönüştürülürken, uygulanan kanun maddesi gösterilmeyerek, 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YCGK’nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Mahkemece, CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasında üç bent halinde sıralanan uygulama koşullarının varlığı irdelenip tartışılmadan ve işlenen özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçları nedeniyle katılanın, giderilmesi gereken herhangi bir somut (maddi) zararı bulunmadığı da gözetilmeden, ” suçtan doğan kişisel ve kamu zararının suçtan doğan durumun eski hale getirilmediği ” şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.