Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2023/8356 E. 2023/10199 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8356
KARAR NO : 2023/10199
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/393 E., 2023/393 K.
SAYISI : 2023/KIT-1248
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü- Davalının itirazının reddi
SAYISI : 2018/52171
OLAY TARİHİ : 23.10.2015

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

… kararının davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece kararın bozulmasına karar verilmiş; bozma ilamına uyularak İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

… kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan davacıya zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası bulunmayan aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,talebini ıslah dilekçesiyle 49.230,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usule uygun olmadığını, zorunlu evraklar olmadan başvuru yapıldığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacının tazminatının %25 kusur durumuna göre belirlenmesi gerektiğini, aksi kanaat halinde kusur bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının kesin ve kalıcı maluliyetinin tespiti gerektiğini, bu maluliyetin de Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalının sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, avans faiz talebinin haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirtmiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sigortasız aracın %25 oranında kusurlu olduğu, davacıda %26 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, 24.07.2018 tarihli hesap raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 49.230,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 03.12.2018 tarihli 2018/İHK-10492 sayılı kararı ile; kararın yerinde olduğu, maluliyet ve hesap raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 27.09.2022 tarihli 2022/6268 Esas ve 2022/10863 Karar sayılı kararı ile; “…Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temlik konusu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. Dosya kapsamından; davalı vekili tarafından temyiz aşamasında sunulan 25.11.2015 tarihli “temlikname” başlıklı belgede, davacı … tarafından davaya konu trafik kazasından doğan tazminat alacağının %10’unun Grup Merkez Hasar Yönetimi Danışmanlık ve Güvenlik Sistemleri A.Ş.’ye devredildiği bilgisinin yer aldığı, anılan belgenin fotokopi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, hakemce “temlikname” başlıklı belgenin aslının ya da onaylı örneğinin dosyaya kazandırılması ve daha sonra bu belge değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak “Davalı tarafından temyiz aşamasında sunulan 25.11.2015 tarihli “temlikname” başlıklı belgede, davacı … tarafından davaya konu trafik kazasından doğan tazminat alacağının %10’unun Grup Merkez Hasar Yönetimi Danışmanlık ve Güvenlik Sistemleri A.Ş.’ye devredildiği bilgisinin yer aldığı, anılan belgenin fotokopi niteliğinde olduğu anlaşıldığından, temlikname başlıklı belgenin aslının ya da onaylı örneğinin dosya kapsamına sunulması için taraflara 10 işgünü süre verilmesine…” şeklinde ara karar verildiği, davacı tarafça dosya kapsamına, 30.03.2023 tarihli temlikname alacağından vazgeçildiğine dair ve doğacak muhtemel tazminat tutarının tamamının başvuru sahibine ödenmesine muvafakat edildiğine dair Grup Merkez Hasar Dan. ve Güv. Sis. A.Ş. yetkilisi (imza sirküleri mevcut) tarafından imzalı belge sunulduğu, belgenin taraflara tebliğ edildiği, bu durumda temlikname hususunun değerlendirildiği ve alacakta bir temlik olmadığı sunulan belgede anlaşılmakla davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, ceza yargılamasında alınan kusur raporunun hükme esas alınarak dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, bu talep hakkında karar verilmemesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; yaya olan davacıya zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın 23.10.2015 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49,51 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Kanun’un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Dosya kapsamına göre; davacının … tarafından verilen 07.08.2018 tarihli ve K-2018/52171 sayılı karara itiraz etmediği, davalının, itirazlarının reddedildiği 03.12.2018 tarihli ve 2018/İHK-10492 sayılı … kararını temyiz ettiği, Dairenin 27.09.2022 tarih, 2022/6268 Esas ve 2022/10863 Karar sayılı ilamıyla temyiz itirazları incelenmeksizin temliknamenin araştırılmasına yönelik yapılan bozma sonrası …’nce bozma üzerine verilen 18.05.2023 tarihli ve KIT/2023-1248 sayılı kararı temyiz ettiği gözetildiğinde; … tarafından verilen ilk karara itiraz etmeyen ve kendisi bakımından hüküm kesinleşen davacının aynı yönde verilen … kararını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.