Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/13408 E. 2010/17084 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13408
KARAR NO : 2010/17084
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 25.10.2005 tarihinden dava tarihine dek her yıl için ayrı ayrı aylık miktarının ne olacağının tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili 07.10.2008 tarihli dava dilekçesinde; davalının 01.11.1994 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğu taşınmazın 25.10.2009 tarihinden dava tarihine kadar aylık kira miktarının her yıl için ayrı ayrı ne kadar olduğunun mahkemece tespitini istemiştir.
Mahkemece, geçmiş dönem kira bedellerinin taraflar arasında ihtilaflı olduğu, davalıya artışa ilişkin ihtarname gönderilmemişse de daha önce Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ve reddedilen müdahalenin önlenmesi, ecrimisil ve tahliye davasında bu iradenin ortaya konduğu böylelikle 2005,2006 ve 2007 dönemleri için kira tespit talebi ve bunu istemekte hukuki yarar bulunduğu gerekçe gösterilerek, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 27.10.2005-2006 dönemi için aylık 463,15 TL, 27.10.2006-2007 dönemi için 499,10 TL, 27.10.2007-2008 dönemi için ise aylık 535,19 TL kira parasına hükmedilmiştir.
Ancak, mahkemece tespit edilen son dönem 27.10.2006-27.10.2007 tarihlerini kapsamakta olup, 27.10.2007 tarihine kadar açılmış olan dava ile 27.10.2006 dönemi kira parasının tespiti istenebilir. Bundan sonra ise (yeni dönemin bittiği 27.10.2007’den sonra) 27.10.2006 döneminin tespiti için açılan dava dinlenemeyeceği gibi daha öncesine ilişkin iki dönemde tespit edilemez.
Dava dilekçesinin harçlandırıldığı tarihin “10.10.2008” olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle dönem bittikten sonra açılan davanın (mahkemece tespit edilen 3 ayrı dönem için) reddi gerekirken, yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.