YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13891
KARAR NO : 2010/17472
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.000 TL alacak için itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın görev nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, muhasebeci olan davacının davalı kooperatifin muhasebe işlemlerini yapması nedeniyle iş bedeli olarak 6.000 TL ücretin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, hem görev, hem de yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece; icra takip dosyasında 8.746 TL talep edilmesi nedeniyle miktar itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu ve davalının ikametgah adresine göre yetkili mahkemenin … olduğunu belirterek görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu icra takip dosyasında iş bedeli olarak 6.000 TL asıl alacak ile 2.746 TL işlemiş faiz toplamı 8.746 TL’nin fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere davalıdan tahsili istenmiştir.
Konusu para olan alacak davalarında, görevli mahkeme, dava dilekçesinde istenen asıl alacağın miktarına göre belirlenir (HUMK md. 2,1). Görev sınırının belirlenmesinde, faiz, icra inkar tazminatı ve giderler görevin tespitinde hesaba katılmaz (HUMK mad 1/2).
Ancak, alacaklı dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise o takdirde alacağın tamamı çekişmeli demektir. HUMK.nun 4. maddesi gereğince mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil alacağın tamamına göre belirlenir. Bu durumda saklı tutulan miktarın davacıdan sorularak tespit edilmesi ya da bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerekir. Davacının almaya hak kazandığı “asıl alacak” miktarı dava tarihi itibariyle 7.230 TL’yi geçtiği takdirde davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmelidir.
Ayrıca, mahkemenin hem görevine hem de yetkisine itiraz edilmiş ise (veya yalnız yetkisine itiraz edilmiş ve fakat mahkeme kendiliğinden görevli olup olmadığını inceleme gereğini duyarsa), mahkemenin ilk önce görevli olup olmadığını incelemesi gerekir. Mahkeme, görevsiz olduğu kanısına varırsa, görevsizliğine ve dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir. Yetki itirazı ise bundan sonra görevli mahkeme tarafından incelenip karara bağlanmalıdır. Çünkü, yetkisizliğe ilişkin ilk itirazı inceleyecek mahkeme, esas davaya bakmaya görevli olan mahkemedir.
Bu durumda, mahkemece; öncelikle görevli mahkemeyi tespit edip bu konuda karar verilmesinden sonra oluşacak duruma göre yetki itirazının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.