Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/4079 E. 2013/6913 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4079
KARAR NO : 2013/6913
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile
suç tarihine göre 01.05.2008 tarihli duruşmada şikayetçi olduğunu bildiren müştekiye davaya
katılmak isteyip istemediği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek
CMK’nın 238/2. maddesine aykırı davranılmış ise de; temyiz dilekçesinin katılma istemi niteliğinde
olduğu, CMK’nın 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar ören …’in davaya katılan olarak
kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Somut olayda; mahkemece yukarıda yapılan bu açıklamalara aykırı olarak “Erdal ile Engin in kavga sırasında kızgınlıkla ve fevren tehdit vari cümleler kullandıkları, ancak M. sanık … ile sanık …’in tehdit kastıyla hareket ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve böylece suçun unsurları oluşmadığından” şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.