Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/28108 E. 2013/15962 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28108
KARAR NO : 2013/15962
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

Tehdit suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda, mahkumiyetine dair Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 19.02.2008 tarih ve 2007/552 esas, 2008/27 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 13/06/2012 gün ve 2010/16669 esas, 2012/14501 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; TCY.nın 58.maddesinin uygulanmasında 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca hangi ilamın tekerrüre esas alındığının denetime olanak verecek ve infazda duraksamaya yol açmayacak biçimde gösterilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA,” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/08/2012 tarih ve 2008/195071 sayılı yazısı ile;
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141/4. maddesi “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir. ” hükmünü içermektedir.
Mahkeme yapılan yargılama sırasında sanığın adli sicil kaydında yer alan Tavşanlı Sulh Ceza mahkemesinin 2004/251 E. 2004/768 K. sayılı ilamını getirtmiş ve incelemiştir. Gerekçeli kararda da bu ilamın tekerrüre esas alındığını açıkça göstermiştir. Hüküm fıkrasında hangi ilamın tekerrüre esas alındığı belirtilmemiş ise de, kararın gerekçeli kısmında sanığın adli sicil kaydına ve dosya kapsamına uygun düşen ilamın tekerrüre esas alındığı açıkça anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde bulunan ilamın incelemesinde tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir ilam olduğu anlaşılmaktadır. Gerekçeli kararda da hangi ilamın tekerrüre esas alındığının belirtilmiş olması infazda tereddüt oluşturmayacağı da açıktır. Kaldı ki bu husus kararın hüküm fıkrasına tekerrüre esas alınan ilamının hangisinin olduğu eklenmek suretiyle de giderilebilecek bir durumdur.
Yukarıda belirtilen açıklamalar karşısında Yüksek Dairenizin anılan ilamının bozma nedeninin dosya kapsamına uygun düşmediği sırf hüküm fıkrasına tekerrüre esas alınan ilamın yazılmamış olmasının Anayasamızın 141. maddesine aykırı olacağı düşünüldüğünden ilamınızın Dairenizce yeniden incelenmesinin istenilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Yüksek Dairenizin 13.06.2012 gün ve 2010/16669 E. 2012/14501 K. sayılı ilamının yeniden incelenerek tekerrüre esas alınan ilamın kararın gerekçesinde gösterildiği anlaşıldığından hükmün onanmasına karar verilmesi, itiraz yerinde görülmez ise dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi,
itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dosyanın incelenmesinde, tekerrüre esas alınan ilamın gerekçeli kararda gösterildiği ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 gün ve 2012/1431 esas, 2013/18 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, tekerrüre esas alınan ilamın kararda gösterilmesinin zorunlu olmadığı anlaşıldığından,
Dairemizce verilen 13/06/2012 gün ve 2010/16669 esas, 2012/14501 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.