Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/20479 E. 2013/14489 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20479
KARAR NO : 2013/14489
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 179/3-2, 51/1-3-6. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
206 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, olay günü saat 17:00 sıralarında gündüz vakti, yerleşim yeri sınırlarında, hafif eğimli iki yönlü yol üzerinde, sevk ve idaresinde aracı ile seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek yol kenarında bulunan toprak yığına çarparak durabildiği olayda, sanığın aracında yolcu olarak bulunan mağdurun 03/04/2008 tarihli rapordan belirtildiği üzere, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli azalmasına neden olacak şekilde yaralandığı, 5237 sayılı TCK’nın ”Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179.maddesinin 3.fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyecek olan kişinin … kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu ve iddianame içeriği ile TCK’nın 89/5. maddeside dikkate alınarak, bilinçli taksirle yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği halde, yanlış değerlendirme yapılarak, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden, mağdurun 18/07/2008 tarihli celsede, sanıktan herhangi zarar talebinin bulunmadığını beyan etmesine karşılık, maddi ve manevi zarara uğradığı açık olan mağdurun zararlarının giderilmemiş oluşu nazara alınarak, CMK 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, şeklindeki yetersiz gerekçe ile, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı tutularak, BOZULMASINA, 29/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.