Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/2072 E. 2023/4923 K. 13.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2072
KARAR NO : 2023/4923
KARAR TARİHİ : 13.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/918 E., 2016/122 K.
SUÇ : Müstehcenlik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kadıköy (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 15.11.2011 tarihli ve 2010/1357 Esas, 2011/1085 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 61 nci maddesinin sekizinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Sanığın 11.08.2013 tarihinde suç işlediğinin bildirilmesi üzerine; İstanbul Anadolu (Kapatılan) 77. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/918 Esas, 2016/122 Karar sayılı kararı ile 15.11.2011 tarihli hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 nci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca açıklanmasına ve sanık hakkında;

Müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 61 nci maddesinin sekizinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.02.2021 tarihli ve 18-2016/147529 sayılı, hükmün basit yargılama usulü yönünden bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Yargıtay 4. Ceza Dairesine tevdi edilmiştir.

4.Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarihli ve 2021/11081 Esas, 2023/1980 Karar sayılı kararı ile dosya Dairemize devredilmiştir.

II. GEREKÇE
Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen “müstehcenlik” suçuna ilişkin olduğu, “müstehcenlik” suçu için 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde temel ceza miktarının “altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası” olarak belirlendiği; 5271 sayılı Kanun’un, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…, …hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;

Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk görülmüştür.

III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Anadolu (Kapatılan) 77. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/918 Esas, 2016/122 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2023 tarihinde karar verildi.