YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12365
KARAR NO : 2013/30333
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tekerrüre esas alınan Çubuk Sulh Ceza Mahkemesi’nin 28.03.2007 tarih ve 44/95 sayılı ilamının, 4320 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verildiği, anılan kanunun 6284 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ve tedbir kararlarına aykırılık eylemine zorlama hapsi yaptırımı getirildiği anlaşılmakla, sanığa yüklenen evden uzaklaştırma tedbir kararına uymayarak aile konutuna girme eyleminin, sonradan suç olmaktan çıkartılması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
2-Sanığın kişiliği sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilme koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yüklenen tehdit suçunun sadece hapis cezası öngördüğü, hapis ve adli para cezası şeklinde seçenek yaptırım içermediği halde sadece uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/3 ve 50/2. maddelerine dayanılarak TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Sanığın, birden fazla kısa mesajla mağduru tehdit etmesi karşısında, temel cezanın TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Kabule göre de ;
a-TCK’nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde cezanın infazından sonra başlamak üzere 6 ay denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
b-5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesi hükümlerine göre sanığın ertelenmiş cezasının aynen ya da kısmen infazına ilişkin kararın, ertelemeye ilişkin hükmü veren mahkeme tarafından ilgili dosya üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden, erteli cezanın aynen infazına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp, aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı CMUK’nın 326. maddesi göz önünde bulundurularak sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.