Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1738 E. 2023/4670 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1738
KARAR NO : 2023/4670
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/740 E., 2016/332 K.
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin(Kapatılan) 15.Asliye Ceza Mahkemesinin, 26/04/2016 tarihli ve 2015/740 Esas, 2016/332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca “atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli oranda kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden” gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/03/2021 tarihli ve 2016/224818 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’un katılan …’in kızı katılan küçük …’a karşı işlediği iddia olunan çocuğun cinsel suçu nedeniyle Mersin 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/367 esas sayılı dosyası üzerinde davanın görülmekte olduğu, bu nedenle taraflar arasında husumetin bulunduğu, husumetin etkisi ile sanığın mağduru yargılamada etkilemeye yönelik olarak olay tarihinde mağdurun çalışmakta olduğu işyerinin önünden 7-8 kez geçerek işyerine ve mağdura dikkatlice baktığı ve mağdura rahatsız ettiği, eyleminin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu iddiası ile kamu davası açılmışsa da dinlenen tanık beyanlarına göre sanığın suç tarihinde mağdurun çalıştığı iş yerinin bitişiğindeki tanık … tarafından işletilen eczaneye iki kez ilaç almak amacıyla zorunlu olarak gittiği, bu esnada ve diğer zamanlarda mağdurun çalıştığı iş yerinin önünden geçmesi sırasında mağduru bakışları ile rahatsız ettiğine ilişkin mağdurun soyut beyanları dışında kesin somut ve delil bulunmadığı gibi sanığın işi icabı mağdurun çalıştığı iş yerinin önünden geçerken mağdurun iş yerinin önünden geçmesi ve zaman zaman çalıştığı iş yerine bakması dışında, mağduru sözlü ve fiili olarak suçun yasal unsurlarını oluşturacak şekilde eylemde bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeterli oranda kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

2.Sanık aşamalardaki beyanları, “Ben bir gün ilaç almak için gündüz saatlerinde saat 12:00 civarında Toroslar’da bulunan bir eczahaneye ilaç almak için eşim ile beraber gittim. Mağdurun nerede çalıştığını da bilmiyorum mağduru görmedim. Duyduğuma göre mağdur önce kendisi hastahanede ifade vermiş daha sonra yaşı küçük olduğu için annesi ve bir avukatı çağırmışlar avukatın kendisi ifadeyi yazdırmış.” şeklinde olup suçlamaları kabul etmemiştir.

4.Katılan …’ın aşamalardaki beyanları, “sanık … hakkında bana cinsel istismar suçundan dolayı Mersin 4.Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmıştı,dava hala devam etmektedir, sonuçlanmamıştı, şu anda dava sonuçlandı,beraat kararı verildi, olay günü ben çalıştığım iş yerinde bulunduğum sırada sanık çalıştığım iş yerinin bulunduğu caddeden ve kaldırımdan 7-8 kere geçti, geçerken bana baktı, ancak herhangi bir şekilde sözlü yada filili bir saldırısı olmadığı gibi işaret diliyle de herhangi bir şey ima edecek davranışta bulunmadı, ancak ben sürekli iş yerinin önünden geçmesinden rahatsız oldum, bu şekilde beni rahatsız ettiğinin kanaatine vardım,benim çalıştığım iş yeri erkek giyim mağazasıdır, iş yerinin önünde müşterilere sergi amaçlı kıyafetler vardı, olay yerindeki iş yerinin yanında eczane yoktu,ancak benim bir önceki çalıştığım Klaskot mağazasının iş yerinde ve şubesinin yanında eczane vardı, buradan da sanık zaman zaman geçmekteydi, olay tarihinden önce benim sanık ile herhangi bir duygusal ilişkim olmamıştır,benim çalıştığım klaskot mağazasının iki şubesi vardır,ikisi de … Mahallesi 89019 Sokak üzerinde bulunmaktadır, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır.” şeklinde olup hakkında katılma kararı verilmiştir.

5.Tanık olarak dinlenen … aşamalarda, “olayla ilgili olarak daha önce vermiş olduğum beyanlarımı tekar ederim,ben sanığı müşteki ….’in eski kocası olmasından dolayı tanırım, ben … ile … isimli iş yerinde olay tarihinde çalışıyordum, sanık iş yerinin önünden sürekli geçerdi, ancak günde kaç kez geçtiğini hatırlamıyorum, sanığın yan tarafta eczaneye geçtiğine dair bir bilgim yoktur, sanık geçerken dönüp bakıyordu, ancak herhangi bir söz söylemeden yoluna devam edip gidiyordu, aynı gün içerisinde yada farklı günler içerisinde geçtiğini görüyordum, … bana sanığın annesi ile boşanmadan önce kendisini rahatsız ettiğine dair herhangi bir şey anlatmamıştı, işyerimizde dükkanın önünü gören kamera yoktur.’ şeklinde beyanda bulunmuştur.

6.Dosya içeriğinde mevcut bulunan Mersin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin 20/06/2015 tarihli saat 02.18 kayıtlı doktor raporunda; “yarım saat önce majezik 20 tb + dolorex 10tb içmiş” olduğunun ve midesinin yıkandığının belirtildiği, katılan küçüğün olay sonrası intihara kalkıştığının katılan … Taşar ve tanık olarak soruşturma aşamasında dinlenen Kadir Sayılır tarafından beyan edildiği anlaşılmıştır.

7. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Katılan vekilinin kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.

Israr ögesi ile sırf huzur ve sükunu bozma saikinin bulunmaması nedeniyle unsurları oluşmayan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mersin (Kapatılan) 15.Asliye Ceza Mahkemesinin, 26/04/2016 tarihli ve 2015/740 Esas, 2016/332 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.