YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15307
KARAR NO : 2013/30401
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, hakaret, Ailenin Korunmasına Dair Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanığa yükletilen tehdit, yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın 20.05.2009 tarihinde gerçekleştirdiği yaralama ile 11.06.2009 tarihinde gerçekleştirdiği hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından;
1-Sanığın, yukarıda açıklanan yaralama, hakaret ve tehdit eylemlerine ilişkin olarak ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanığın 08.07.2009 tarihinde işlediği yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Tekerrüre esas alınan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26.02.2003 tarih 2002/32 E. 2003/16 K. sayılı ilamının infazından itibaren, TCK’nın 58/2-b maddesinde öngörülen 3 yıllık sürenin geçmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ün temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, “tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın karardan çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLEREK başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün, bu bağlamda ONANMASINA,
B-Sanığın 08.07.2009 tarihinde gerçekleştirdiği Ailenin Korunmasına Dair Kanuna aykırılık eylemi nedeniyle yapılan incelemede ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümden sonra, 20.03.2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 08.03.2012 gün ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 23/1. maddesi ile 14.01.1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un tümüyle yürürlükten kaldırılması karşısında, TCK’nın 7/2. madde ve fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Tekerrüre esas alınan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26.02.2003 tarih 2002/32 E. 2003/16 K. sayılı ilamının infazından itibaren, TCK’nın 58/2-b maddesinde öngörülen 3 yıllık sürenin geçmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.