YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15298
KARAR NO : 2013/30390
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık …’nın yaralama ve hakaret ile sanık …’nın yaralama suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar … ve …’nın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B-Diğer hükümlere yönelik temyizlere gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanık …’nın katılan …’nu tehdit eylemine ilişkin beraat hükmü yönünden;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan …’nun temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık …’nun katılanlar … ve …’yı yaralama eylemlerinden ceza verilmesine yer olmadığı hükümleri yönünden ileri sürülen başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
CMK’nın 223/4-d madde ve fıkrasında yer alan “fiilin haksızlık içeriğinin azlığı” nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilebilmesi için, eylemin suç olarak düzenlendiği Kanun normunda bu konuda açık bir hükmün bulunması, suç ve cezanın kanuniliği ilkesinin sonucu olarak zorunludur. Başka bir anlatımla fiilin haksızlık içeriğinin azlığı, her suç için uygulanabilecek genel bir hüküm niteliğinde olmayıp, sadece kanunda öngörülen hallerde uygulama imkanı bulunan bir hükümdür.
Somut olayda, aralarında husumet bulunan katılanlar ile sanığın birbirlerine yönelik darp eylemlerinin, yaralama suçlarını oluşturduğu, bu suç bakımından “fiilin haksızlık içeriğinin azlığına” dayalı ceza verilmekten vazgeçilmesine dair kanuni bir hüküm bulunmadığı, ancak sanığı suç işlemeye sevk eden fiilin, TCK’nın 29. maddesinde yer alan genel hüküm niteliğindeki haksız tahrik ya da aynı Kanunun 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir haksız eylem niteliğinde değerlendirilebileceği gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçe ile yaralama suçlarında uygulama imkanı bulunmayan CMK’nın 223/4-d madde ve fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık …’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.