YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1773
KARAR NO : 2023/4340
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/719 E., 2016/224 K.
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Osmaniye 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15/03/2016 tarihli ve 2015/719 Esas, 2016/224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması”gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/03/2021 tarihli ve 2016/219950 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebebi;
1- Eksik inceleme sonucu sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2-Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın dava dışı … isimli bir bayanın eşi ile ilişkisi olduğu, sanığın da Kezban Baba isimli bayanla telefonda mesajlaşarak görüştüğü, …’nın kendisini … olarak tanıtıp sanığa telefon numarasını gönderdiği, ancak gönderdiği numaranın kendisine ait numara olmayıp, katılanın telefon numarası olduğu, sanığın da kendisini … olarak tanıtan bayanla görüştüğü düşüncesiyle …’nın verdiği, gerçekte katılana ait numarayı bir kaç kez aradığı ve mesaj attığı olayda kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması” gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verildiği belirtilmiştir.
2.Sanığın aşamalardaki beyanları, “29/01/2015 tarihinde bir bayan arkadaşım bana cep telefonu numarasını gönderdi, gönderdiği numarayı aradığımda müşteki çıktı, ben bu numaranın müştekiye ait olduğunu bilmiyordum, kendisine sadece bir kaç defa mesaj attım, zira kendisini … zannediyordum, dana önce … da tanımadığım için bana mesajı atan şahsın müşteki olduğunu düşündüm, ve bu nedenle kendisine bir kaç defa mesaj attım…” şeklinde olup suçlamaları kabul etmemiştir.
3.Katılanın aşamalardaki beyanları, “sanığı tanımıyorum, kendisi bir bayan aracılığı ile benim telefonuma ulaştığını söylemiş, olay tarihinde kendisi beni bir çok defa arayıp ve mesaj atıp beni rahatsız etti, telefonda bir çok kezbana oturduğum şehri ve ismimi sordu…” şeklinde olup katılma talebinde bulunmakla hakkında katılma kararı verilmiştir.
4.Dosya içerisinde mevcut bulunan mesaj tespit tutanağı ile iletişimin tespitine ilişkin dökümanlardan sanığın katılana birden fazla kez farklı zamanlarda mesaj attığı ve katılanı aradığı tespit edilmiştir.
5. Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A.Yüklenen suç açısından sanığın kastı bulunmadığından bahisle hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeni ile aynı kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi hukuka aykırı olup söz konusu aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
B.I.Katılan vekilinin kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkin ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılanın temyizinin incelenmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Israr ögesi ile sırf huzur ve sükunu bozma saikinin bulunmaması nedeniyle unsurları oluşmayan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.II.Diğer temyiz sebepleri yönünden,
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) numaralı maddesinde açıklanan nedenle Osmaniye 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15/03/2016 tarihli ve 2015/719 Esas, 2016/224 Karar sayılı kararına yönelik olarak hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün hükmün 1.paragrafında yer alan, “yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca, atılı suçtan sanığın BERAATİNE,” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine “Yüklenen suç açısından sanığın kastı bulunmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca BERAATİNE,” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.